Kadın olduğum için lanet ettim kemdime.
Erkek olunca öylece çıkıp gidebiliyorlardı işte, hiçbir şey olmamış gibi yepyeni bir hayata başlayabiliyorlardı. Yolda yürürken kimse onların bir kadını hamile bırakıp terk ettiğini anlamıyordu tabii ki ne büyük rahatlıkla bu.
Benim için durun o kadar kolay değildi.
Nereye gidersem gideyim çocuğum karnımdaydı ve bir süre sonra karnım büyüyecekti.
Tahmin edebileceğin gibi büyük adaletsizlikti bu.
"Hey gidinin Bedirhan'ı, ömrün anti-kapitalist mücadeleyle geçti, yıllarca herkese ücretsiz sağlık hizmetini savundun ama böyle giderse sağlık piyasasına yeni girecek ve muhtemelen ilk etapta sadece zenginlerin yararlanacakları bir cihazın sektöre kazandırılmasına bayağı katkı yapmış olacaksın.
Bak Bedo, gerçekten de kapitalizm en çok solcuların beynini kullanarak büyüyor," diye düşünürken gülümsemeden edemedi.
Sanırım dengemi kaybedip temel meseleyi ıskaladım: Zulmün, sömürünün, savaşın olduğu yerde tarafsızlık diye bir şey yoktur. Ya ezenden yanasındır ya ezilenden, ortası yoktur. Faşizme yaranmaya çalışarak onunla baş edemezsin. Faşizm kimseyle uzlaşma aramaz, sadece biat ister veya yok eder. Bu nedenle faşizme karşı ancak direnerek ayakta kalabilirsin.