21.10.2023 Cumartesi
Hatırşinas'tayım. Radyoyu açmayı ihmal etmedim; yine türkü açtım, ama haberlere denk geldim. İsrail, Filistin, öfke- yeni bir şey yok. Ölmek var.
Yorgunum. Bitmeyen bir yorgunlukla geçiriyorum günlerimi. Pembe renkli B12 haplarımı her gün misafir ediyorum. Bir farkı var, elbette; okulda bana iyi geliyor- hele de nöbetçi olduğum günler... Diğer günlerse moralim bozulmasın diye bir çeşit destek gibi. Kullanmamak olmaz. Yaşlanma egzersizlerime dikkat ediyorum senin anlayacağın: B12 hapları, B13 ilaçları (Fikret esprileri!), bahçede mazi hatırlamaları, senin özlediğin Kartal sesleri...
Çok fazla zamanım yok; Bulak kucağıma çıktı-rahat vermiyor. Herkesin alacaklı olduğu bir şey var. O da sevgi istiyor. Bir türdaşı da aynı anda masanın kenarından miyavlıyor (ona da Sarı Oğlum adını verdim). Ne kadar daha beraberiz? Her akşam uyurken bir sonraki sabaha acaba? duygusuyla yatıyorum; çünkü sevdiklerimi nice kereler gördüm yollarda, kan revan içinde, paramparça... bahçemize gömdüm hepsini.
Dün memlekette bir akrabamız vefat etti. Onu son göreli belki yirmi beş sene olmuştur, zira aklımda genç haliyle kalmış (genç, yani 50'li yaşlarda). Facebook sayfasında son halini paylaştılar. Gözlükleri, buruşmuş yüzü, artık pes etmiş, bütün o öte dünya halleri her bir yanına yansımış. Oğlu sabahleyin tek başına yaşadığı evinde ölüsünü bulmuş. Annen neden tek başına yaşıyordu, neden yapayalnızdı annen? üzülmeden edemedim_____kendi babama ne yaptığımı da hatırlamadan edemedim. Hastane odasında son dokunuş- paran var mı oğlum? Anneme bakıp da sonra___
Maziyi hatırlatan bir ölü, bütün ölüler için bir hatırlama çağrısı anlamına geliyor. Sabah namazı ve ders arasında okuduğum fatiha ve üç ihlâsı isim isim, tek tek bütün ölülerimize yolluyorum. Yüzlerini hatırlıyorum birer