Cem

Puan vermedi·99 syf.··
2026 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 13:40
Bu kitaptan sonra ben de artık Barış Bıçakçı için, çok sevdiğim yazarlardan biri, diyebilirim. Gözlerim dolmadan bitiremedim kitabı, oysa yazar özellikle de bunun olmaması için uğraşmış gibi de sanki. Yine de mümkün olmadı, son sayfalarda bıraktım biraz kendimi. Çünkü annem çok yaşlı, ben de genç değilim ve biz de uzak olmadığını biliyoruz artık o günlerin. Dodi öleli 9 sene oldu çoktan ve şimdi yeni bir evde, eskisine kıyasla çok daha yalnız, alışmaya çalışıyoruz yeni hayata. Annemin unutkanlıkları, çok yıpranmış vücudu, ve artık teslim olmuş bütün o halleri bana hayatım boyunca korktuğum şeyi yaşamaya daha yakın olduğumu düşündürüyor. Kitabı okurken keyfi sürülen ve mutluluğu yaşanan her ânın geçmeye, bitmeye yazgılı olduğunu tekrar tekrar düşündüm. "Hiç bir şey göründüğü, hatta yaşandığı gibi değil! Her şey hatırlandığı gibi" derken yazarın ne anlatmak istediğini çok iyi biliyorum. Çünkü ben de böyle düşünerek yaşıyorum. Zihnim, eğip büktüğüm değiştirdiğim binlerce hatırayla yüklü. Herkesin öyledir. Geri kalan zamanımız az ya da çok bilmiyorum, ama onun yanında olmalıyım, daha çok durmalıyım yanında. Kaprislerine, söylenmelerine bütün bir ömrün vefasıyla sarılmalıyım. Heba etmemeliyim zamanımı. Eve gitmek istiyorum.
Aramızdaki En Kısa MesafeBarış Bıçakçı · İletişim Yayınevi · 20204,309 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·148 syf.··
2026 13. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 18:44
Bazı şeyleri kabul etmek gerek. Meselâ hepimiz Bilge Karasu okuyamayız. Okuyan bir çoğumuz, hepimiz Bilge Karasu'yu anlayamayız. Anlayanlarımız da sayıca az olabilirler. Bu çaba, bu gayret... Troya'da Ölüm Var, birkaç seneye yayılarak, 50'li yıllarda yazılmış ve yazarın da ilk eseri. Kitabın son bölümüne dek hiç de sıradan olmayan bir yazarla karşı karşıya olduğumuzu anlamamızı kafamıza nazikçe vura vura gösteren bir üslûpla Bilge Karasu edebiyat dünyamızdan içeri giriyor. İlk bölümler, bir romanın savruk dağınık parçaları olan ama ayrı ayrı da lezzeti alınabilecek bu öyküler, sesin akıp gitmesi, çağıldama anlamında, güzeller. Gördüğümüz şey, okuduğumuz şey; çocukluğunun beldesine dönen baş karakterimiz, onun çocukluk hatıraları ve adı geçen arkadaşların büyümeleri. Ancak birbirine kolayca ekleyemeyeceğimiz bu büyüme hikâyeleri olayları, akışları düz bir çizgide art arda sıralamayı oldukça zor bir hâle sokuyor, belli ki 70 sene öncesinin kalemi bunca zamana dayanabilmiş, eskimemiş bir hikâye, bir roman koyuyor önümüze, zira bugün de bu denli karmaşık, dilin bu kadar etkileyici şekilde kullanılabildiği eserler yazmak kolay olmasa gerek. Bu anlamda Bilge Karasu aslında bir günümüz yazarı. Eser, ölmemiş; bana mısın diyen okuru yakıp kül edecek denli güçlü bir ejderha haykırışı gibi . Kitabı okudukça, bağlantılar azaldıkça, sadece bazı şeyleri kavrar gibi kaldıkça okumayı istemediğimi anladım aslında. Kitabın yarılarında kişiler çoğaldıkça, aralarındaki bağlar daha net ortaya konmadığı için ya da ben bunu ıskaladığımdan kitaba devam etmekte zorlandım. 50li yıllarda eşcinsel duygular, arayışlar vb karmaşaları belki ancak bu şekilde anlatabildi yazar, dilin karmaşıklığı ve sadeliğin esamesinin okunmaması kimbilir ne denli zorluklarla dolu hayatındaki karmaşa ve
Troya'da Ölüm VardıBilge Karasu · Metis Yayınları · 2022759 okunma
Puan vermedi·481 syf.··
2026 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 18:52
Senelerdir ne kadar güzel bir kitap olduğu hakkında bitmek bilmeyen yüzlerce övgü duyduktan sonra, bir şekilde okumuş oldum Serenad'ı. Zülfü Livaneli'nin iki kitabını okumuştum daha önce: Kardeşimin Hikâyesi, Engereğin Gözü. İsimleri yanlış hatırlıyor olabilirim. engereğin gözü bence oldukça iyi bir kitaptı. Serenad'sa iyi ve kötü özellikleri birbiriyle yarışan bir çalışma. Yahudi Soykırımı veya bitmek bilmeyen yahudi acılarından bir kez daha söz ederek, tekrar tekrar bizleri terbiye etmesi için yazılmış, ve özenle yazılmış bir kitap. Kitabın lehine konuşmamız gerekirse; öncelikle artık iyi bir özellik mi kötü bir özellik mi, üzerine düşünmek gerekir, ancak kolay okunurluk serenad'ın olumlu bir özelliği olarak ortaya çıkıyor, çünkü Livaneli büyük tarihi meseleleri art arda anlatıyor, birden fazla tarihi olaya uzanıyor, bütün bunların okurun aklını karıştırmayacak şekilde anlatılması, anlatırken okurun akıştan kopmayacak şekilde anlatıcının peşinden gidebilmesi riskli bir durum ve bence Livaneli bunu etkileyici şekilde yapıyor. Burada bir matematik söz konusu ise, yazar bu matematiği doğru şekilde kullanıyor. Benim gibi tarihle ilgili romanları okuyamayan birisi için bu kitap risklerle doluydu, bu yüzden bu tarz benim işime geldi, övgüm biraz da ondan belki de. Kitap lehine olabilecek ikinci bir öge, saçma sapan yanları da olsa bile, anlatıcımız maya'nın ilgiyi ayakta tutabilecek bir hız ve ritmle anlatması oldu diyebiliriz. Kitapta o kadar çok olay, o kadar çok durum ve mesele var ki, bütün bunların içiçe geçerek ve sarkmadan bir kitabı oluşturması, birbiriyle uyumlu bir şekilde ahenkle hareket ederek sırıtmamaları dikkat çekiyor. Hepsinin temelinde de maya'nın hareket dolu, yüzeysel de kalan karakteri, ilgi çekebilen yapısı var. Livaneli bunu yapabiliyor. Benim
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,8bin okunma
Puan vermedi·140 syf.··
2026 11. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 10:57
Yazarın galiba ilk eseri olan bu hikâye kitabı, iyi özellikleri olumsuz özelliklerine oldukça ağır basan iyi bir çalışma. Okuması keyifli, güzel bir eser. Yer yer, bazı hikâyelerde kolay seçimler olduğunu düşündüğüm çeşitli politik konum bildirmeler, saf belirlemeler varsa bile 25 hikâyeden oluşmuş bir kitapta bu tür küçük engebeler, sorunlar kolayca göz ardı edilebiliyor. Melisa Kesmez'in Nohut Oda ve bu kitabında dikkat çeken ve en güzel yönlerinden birisi yazarın hikâye anlatabilmesi oldu, diyebilirim. Bu hikâyelerde güzel anlatabilen, üslûbu kırılıp dökülmeyen bir kalemle karşı karşıyayız. Yeni bir yazar için bu, önemli bir maharet. Çünkü anlatamayan, kuramayan, sürdüremeyen birçok yazar adayı ve yazar var. Melisa Kesmez, hem bu kitabında hem de nohut oda'da anlatabilme maharetinin hiç de sıradan bir özellik taşımadığını göstermiş oluyor. Bana göre kitapta iyi olmadığını düşünebileceğimiz ve fakat bunun benim politik meselelerle ilgili sığ veya ön yargı dolu bakışlarımla da alâkası olabilecek hikâyeler, yazarın anlatma kabiliyetini zarar vermiyor ve kitabın niteliğini düşürmüyorlar. Tabii bu durumun kitabın 25 hikaye içermesi ile de alakası var. Daha az sayıda hikâyenin bir araya geldiği bir kitap ve sözünü ettiğim iyi olmayan hikâyelerin bir aradalığı daha olumsuz bir sonuç doğurabilirdi. Ancak böyle olmuyor ve sonuç oldukça iyi bence. Mutlaka öneririm.
Atları Bağlayın Geceyi Burada GeçireceğizMelisa Kesmez · Sel Yayıncılık · 20175,2bin okunma
Puan vermedi·125 syf.··
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 00:00
Melisa Kesmez'i ilk defa okudum. Kadın yazarlarin türk edebiyatında, en azından hikâyelerde, dönüp dolaştığı aşina, bilindik yerler, mekânlar; kadın olmak tecrübesinin bitmek bilmeyen hikâyeleri burada da, bu kitapta da var. Bir yandan yeni ne anlatılabilir ki diye düşünüyorum, öte yandan bir arkadaşın anlattığı gibi, sonuçta yaşananlar değişmiyor ki, ister istemez bunlar hikâye oluyor, bunu da söyleyebiliriz. Ancak bu sözlerim benim okuduğum yazarlar ve kitaplarla sınırlı. Bu hikâye dili, dilleri, hikâyenin içeriği hepsi birbirine yakın, birbirini andırır ve en kötüsü üslûbu birbirine benzeyen tat içeriyor. Öküz, Kafa gibi dergilerle veya Instagram paylaşımları ile artık çok sıradan bir his de verebilen bir hikâyeleme biçimi bu. Ancak Nohut Oda, yazarın hikâyelerini elinden geldiğince derinleştirdiği ve kişisel hikâyelerin ağırlığını hissettirdiği çalışmalarla dolu ve ben kitabı çok beğendim. Sırf bu sebeple diğer kitaplarını da aldım yazarın. Atları Bağlayın... kitabında güzel ve güzel olmayan hikâyeler iç içe akıp gidiyor. Ancak Nohut Oda daha az hikâyeden oluşan daha derinlikli, etkileyici bir hikâye roman. Herkese öneririm.
Nohut OdaMelisa Kesmez · Sel Yayıncılık · 201810,5bin okunma