Çalışın, gece gündüz çalışın; çalışarak sefaletinizi arttırıyorsunuz ve sefaletiniz çalışmayı kanun zoruyla dayatma mecburiyetindeden kurtarıyor bizi.......
Çalışın, çalışın proleterler, toplumsal serveti ve bireysel sefaletinizi büyütmek için çalışın; çalışın ki yoksullaştıkça çalışmak ve sefilleşmek için daha çok nedeniniz olsun. Kapitalist üretimin acımasız kanunu budur.
Ey insanlar!
O, bu uzak yoldan bakmaktadır köhnemiş dünyaya
Çığlık atmaktadır her dem yardım umuduyla
Ey dingin sahilde seyri temaşada olan insanlar!
Dalgalar sessizce sahilin yüzüne vuruyor
Öylece sarhoş, düştüğü yerde dönmektedir,
Öyle bilinçsiz ve kendinden geçmiş, çığlıklarla
Çok uzaktan tekrar işitilmektedir bu çağrı;
Ey insanlar!
Ve rüzgârın sesinde devamlı artan bir can yakıcılık
Ve onun yavaş yavaş sönen sesi
Uzak yakın sular arasından,
Kulaklarda yine aynı nida
Ey insanlar!
Ey mutsuz Doğulu, güneş parıldadığında
Yağmurlu şehirde hoş kokun yayıldı
Yolunu kaybetti, saçının karasında kayboldu gece
Özgürlüğün güneşi gülümsedi gözlerinde
Ey mutsuz Doğulu, aydınlık bir dağ gibisin
Güneşimizin sönmesine izin verme
Sabah kadar saf , deniz kadar mağrursun
Karanlığın güçlenmesine izin verme
Ey mutsuz Doğulu güneş yükseldi yine
Güneşin güvercini damdan uçtu yine
Ve gözlerin baharın kokusuyla dolu
Peygamber çiçeğinin kokusu seni hatırlatıyor
Ey hüzünlü Doğulu, ne zordur sensiz ölmek
Ne zordur, dudağı ısırmak çaresizlikte
Ne zordur, bataklıkta yalnızlık gülünü dikmek
Ama zamanımız yok üzülmeye
Ey mutsuz Doğulu, kış önümüzde
Benimle olursan yağmur çamur da ne!
Alkışımızın şarkısı kış boyu yayılacak
Kış korkusu yok, çünkü yakında bitecek