Gülistan AKTAY

Gülistan AKTAY
@RoseGarden0
... Çırpınan bir ruhum artık Bin hasretle delik deşik..
"İsteklerini alır, karşılığında da sana sadece zaten sana ait olan prangaları verir. ..."
Sayfa 150
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Hayatım çamurdan ve derinlikten oluşuyor du ama ben o karanlık suların bir parçası değildim. O suların içindeki bir varlıktım.
Sayfa 28
Duygu/Düşünce
... Dünya zalim olduğu için kızları adına korkan anneler; erkek kardeşleri büyüyebilsin diye küçülmeyi öğrenen kız kardeşler; hayallerini özenle katlayıp evin kuytu köşelerine kaldıran eşler; sessizliği bir miras gibi devralan kız çocukları... Bu bir tercih değil; evlerimizin duygusal ve kültürel dokusunun yüzyıllar boyunca itaati ödüllendirip, “kendin olmayı” cezalandıracak şekilde örülmüş olmasının sonucudur.
Sayfa 9
.. Çünkü bazı kitaplar sesle değil, sessizlikle konuşur Yazarın da dediği gibi: "Yolculuk bir anlatıdır ve birisi onu anlattığı sürece anlatının sonu yoktur."
Sayfa 8·Kitabı okudu
"Doktorum ben ve bir münzevi ...
"Münzeviliği isteyerek seçtim. Doktorluğu ise tesadüfen, tesadüf diye bir şey varsa tabii. Bir zamanlar, yaşamak mı, yoksa yaşamı izlemek mi gerek diye düşünmüştüm. O zaman senin yaşındaydım, evlat. Zamanın akışında olmak mı, hayatı tatmak ve yaşamak mı, yoksa uzaktan dünyayı incelemek mi? Ve sonunda şu sonuca vardım: Bütün insani çaresizlik, seyretmekten doğar. Çünkü o zaman göz, zihin ve duygular için tutunacak bir yer bulunmaz. Sadece durup her şeye dışarıdan bakılırsa, bu diz boyu bile olmayan sığ bir nehrin içinde ayakta durmaya benzer. Oysa nehirde hiçbir şey sabit değildir. Gözler yorulur, zihin tükenir, çaresizlik sinsice yaklaşır. Ama suya başımı da içine alacak şekilde tamamen girersem, kendi bedenimle nehre bir biçim ve anlam kazandırırım. Nehir hem yanımdan akar hem de içimden geçer ve işte nehrin özü de bu deneyimin kendisidir. Bu yüzden yaşamayı seçtim, uzaktan bakmayı değil. Peki ya sen?
Duygu/Düşünce