Sanki özgürlüğünü kimsenin yapamayacağı bir mücadeleyle elde etmişti ve kimse ona dokunamazdı onu kovamazdı hatta onunla konuşamazdı bile ama bu inanç öylesine güçlüydü ki sanki aynı zamanda da bu özgürlükten, bu bekleyişten,bu dokunulmazlıktan daha anlamsız ve çaresiz bir şey yoktu.