Betusch in Booksland

Betusch in Booksland
@Roseallerrosen
I am always happy because life is too short to be sad!
7/10
·422 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2021 14:21
Herkese merhabalar, "Zifiriyet Fabrikası" hakkında konuşacağız bugün ❤ Bol bol gülmek hatta kahkaha atmak istiyorsanız mutlaka okuyun bu kitabı. Ben daha önce kitap okurken bu kadar kahkahalarla güldüğümü hatırlamıyorum. İnsanı güldürürken aynı zamanda düşünmeye de sevk eden bir kitap ❤ Günümüzde ve yakın zamanda gerçekleşen olayları eleştirme tarzı on numara beş yıldız 🖒 Hafif bir alaycılıkla karışık taşı gediğine oturtan cinsten göndermeler mevcut. Hele en sondaki internet haberlerine yapılan gönderme efsaneydi! "Oooo çok iyi!" diye diye okudum kitabı ☺ Gelelim kitabın diline ☺ "Terk-i diyar eylemek" gibi günümüzde pek kullanılmayan kelimelerin sıkça kullanılması, karmaşık cümle yapıları ve cümlelerin çok fazla benzetme içeriyor olması akıcılığı bozmuş. Yer yer benzetmelerin olması insanda güzel duygular uyandırıyor ama bu durumun her cümlede tekrar etmesi insanı birazcık bıktırıyor. Ayrıca anlatıcı değişse bile dil hiç değişmiyor, cümleler hep aynı tarzda. Alengirli cümleler sadece baş karakterimize has olsaydı keşke çünkü onun kişiliği ile o tarz cümleleri kolayca özdeşleştirebiliyor insan, ne kadar vurdumduymaz görünse de aslında bilgili biri olduğunu da hissettiriyor. İsterdim ki anlatıcı değiştikçe konuşma tarzı da değişsin çünkü her insanın üslubu birbirinden farklıdır. Kitabın sonu beni baya üzdü. Kitabın başından beri vurdumduymaz tavırlarıyla insanı sinir krizine sokan baş karakterimiz tam kendini toparlıyor, hatalarından geri dönüyor, artık mutlu olabilir derken, artık onun için sevinmeye başlarken kader yine ağlarını örüyor. Burada da yazar, hayatımızdaki ironiye ışık tutuyor diyebiliriz. Tam bir şeyleri yoluna koymaya karar verdiğimizde artık öyle bir imkânımızın olmaması ... Kara mizah severlere tavsiyedir ☺ Daha önce bu türde bir kitap okumamış
Zifiriyet FabrikasıHakan Yücel · İkinci Adam Yayınları · 2020753 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2019 5. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2019 19:37
Bazen gerek çevremizdeki insanlar gerekse yaşadığımız olumsuz olaylar yüzünden umutsuzluğa düşer, karamsarlığa kapılırız. Böyle zamanlarda bir umut ışığına ihtiyaç duyarız. İşte bu kitap tam da aradığımız türden bir umut ışığı! İnsan her şeyden önce Japonların yaşam tarzına imreniyor. Nasıl bu kadar birbirlerine karşı haset fesat düşünceler beslemeden, yılmadan usanmadan başarıya giden yolda azimle ilerleyen mükemmel bir milletler onlar öyle! Böyle insanların varlığından haberdar olmak içimizi rahatlatıyor, hayatta herkesin kötü olmadığını bilmek insana huzur veriyor. "Hayatımın amacı ne?" diye sordunuz mu hiç kendinize? Ya da hayat amacınızı açığa çıkarmak için harekete geçtiniz mi hiç? Eğer bu sorulara cevabınız "hayır" ise, o zaman hayat amacınızı keşfe çıkmanın şimdi tam zamanı! Üstelik "Ikigai Uygulama Rehberi"niz de hazır! Hem de 35 farklı aşama seriyor önünüze. Bu kitapla birlikte kendinizi ve asla yapamam deyip aslında yapabileceklerinizi tekrar keşfedin! İyi yolculuklar! 🤗
Ikigai Uygulama RehberiFrancesc Miralles · İndigo Kitap Yayınevi · 20194,003 okunma
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2019 4. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2019 16:11
Zeze'nin serüvenleri devam ediyor! Kitabın başında zengin bir ailenin Zeze'yi evlat edinmiş olduğunu öğreniyoruz. Zeze biraz daha büyüdü ama yüreği hep aynı, sevgi dolu. Okulun en parlak öğrencisi olsa da yaramazlıklarına da bir süre daha devam ediyor, okulda her şeyi birbirine katıp karıştırıyor. Tabii biz bunları okurken gülmekten katılıyoruz. Bir de artık bizim minnak Zeze'nin gelip kalbine yerleşen bir cururu kurbağası var, her adımında Zeze'ye destek olan bir arkadaş. Buna ek olarak bir filmde görüp hemencecik kanının kaynadığı, keşke bu benim babam olsaydı dediği, hemen hemen her gece Zeze'yi ziyarete gelen Fransız şarkıcı Maurice Chevalier var. Tabii Zeze'nin her sırrını paylaştığı öğretmeni Fayolle'u da unutmamak gerek. Ahh zavallı Zeze, hep bir sevgi arayışındasın, değil mi? Tek derdi sevilmek ve biraz olsun anlaşılmak! Umarım bir gün aradığın sevgiyi gerçekten bulursun..
Güneşi UyandıralımJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 202342,8bin okunma
10/10
·186 syf.··
Beğendi
·
2018 39. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2018 19:03
İnsan kitap okurken yüreği dağlanır mı demeyin, dağlanıyor! Yaşlar gözlerinden oluk oluk akar mı demeyin, akıyor! Küçük Zeze'nin acıklı yaşam öyküsü karşısında duygulanmamak mümkün değil ki! Onu "içine şeytan kaçmış çocuk" olarak adlandırsalar da aslında o hayatta sadece sevilmek ve sevildiğini hissetmek isteyen güzel yürekli bir yumurcak, evlerinin bahçesindeki küçük şeker portakalı fidanıyla arkadaşlık eden masum bir çocuk. Yoksulluğun ne demek olduğunu daha küçücük yaşlarda keşfeden, boyacı sandığıyla ekmek parası kazanmak için çabalayan, aynı zamanda da okumayı kendi başına öğrenen çok zeki bir çocuktur bizim Zeze. Günün birinde Portuga diye adlandırdığı biriyle tanışır ve ona yürekten bağlanır, onu baba yerine koyar. Çünkü Portuga da onu çok sever. Zaten bizim küçük Zeze'nin de tek isteği bu değil mi? Sevilmek! Ancak kader Portuga'yı Zeze'den çok çabuk alır. Zeze, onun ölümüyle yıkılır. İşte bizim güzel kalpli Zeze'mizin yürek burkan öyküsü...
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,2bin okunma
10/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2019 3. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2019 23:50
Kazuo Ishiguro, gerçeklerle gerçek üstü olayları harmanlayıp bir rüya gibi anlatır hikâyeyi. Bu yüzden de bu romanın sürrealist bir eser olduğunu söyleyebiliriz. Bazı yorumcular bu eseri Kafkaesk bir bilinçaltı öyküsü olarak da adlandırır. Romanımız, İngiliz bir piyanist olan Mr. Ryder'ın ismi belirtilmeyen küçük bir Avrupa kentine konser vermek için gelmesiyle başlar. Kent sakinlerinin Mr. Ryder'dan beklentileri çok büyüktür. Sanki her sorunu o çözebilecekmiş gibi davranırlar. Okuyucunun da hemen fark edeceği gibi romanın başından itibaren bir terslik vardır. Mr. Ryder yapması gereken görüşmeleri yapamaz, gitmesi gereken yerlere gidemez, saatlerce sürmesi gereken konuşmaları bir çırpıda yapıp bitirir, insanların tuhaf istekleriyle oradan oraya sürüklenip durur. Sanki kötü bir rüyanın içinde sıkışıp kalmış gibi... Mr. Ryder yeteneğinden ve bu kente geliş amacından başka hiçbir şeyi hatırlamamaktadır. Daha önce bu kente gelmediğini söyler ama sonrasında romanı okudukça çocukluk arkadaşlarıyla, eşi Sophie ve oğlu Boris ile karşılaşırız ve kendisi de onları yavaş yavaş hatırlar. Ayrıca piyanistimiz yanında bulunmadığı insanların konuşmalarını, duygularını ve düşüncelerini de aktarır bize. Bu yüzden de yazarımız first person omniscient point of view kullanmış diyebiliriz. Evet, bu romanın oldukça sıradışı bir eser olduğu söylenebilir; ama burada okuduklarımız gerçek hayatta karşılaştığımız olaylara az da olsa benziyor diye düşünüyorum. Bizler de çoğu zaman çevremizdeki insanlar yüzünden gerçek amacımızdan sapabiliyoruz, yapmak istediklerimizi yapamıyor sürekli erteliyoruz. Hiçbir zaman kendi halimizde yaşayamıyoruz, sürekli birileri tarafından oradan oraya sürüklenip duruyoruz.
AvunamayanlarKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 2019553 okunma