Hep duyduğumuz bir söz vardır: Ormanda yol ikiye ayrıldı ve ben daha az kullanılanı seçtim. Kitaba başlarken aklımda sürekli dönen cümle buydu. Kimsenin gitmediği yolu tercih edişin, her zaman tam tersi istikamette yol alışın hikayesi bu . Belki bu yolda ölüm fikrinden onu döndürecek o umut kırıntısını, yaşama arzusunu bulmanın hayaliyle yapıyor bu seçimi. Farkında olarak veya olmayarak bir arayış başlıyor.
Eserin beni bu kadar etkisi altına almasının sebebi sanırım hayatımda böyle bir süreçten geçtiğimi ve Thomas Bernhard ile ortak bir acıyı paylaştığımı hissetmemdi.
Kitabın sonlarında geçen şöyle bir cümle vardı: "Başkalarına inansaydım şu anda var olmamam gerekirdi, fakat her yeni gün kanıtlıyor ki ben varım." Nereden bakarsam bakayım bu bile başlı başına hayata karşı kazanılmış büyük bir zafer.
Eserin otobiyografik olması, bütün duyguların gerçekliği okurken beni yazarla derin bir bağ kurmaya itti ve sanıyorum bir kitabı okunmaya değer kılan yegane şeylerden biri de budur.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hayatın içinde sıkışıp kaldığım, ifadesiz anlarda hislerimden kesitler bulduğum bir kitap. Aslında adının tersine çırpınıp içinde döndüğüm dünyayı durduran bir etkisi var. Kitapla daha çok bağ kurmak adına yavaş yavaş okumuştum ama bitti işte.