Gülşen Hamza

Gülşen Hamza
@Rozientte
Rizeli. Evli. Her şeye karşı ilgisi olup herkesle bir şekilde anlaşabilen gözü aç bir insan. Yani bazı insanların bir iki ilgi alanı olur değil mi? Her şeyden little little :)
Grafiker
Beykent Üniversitesi
İstanbul
Rize, 5 Ocak 1994
15 kütüphaneci puanı
70 okur puanı
Eylül 2014 tarihinde katıldı
6/10
·195 syf.··
2020 2. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2020 03:36
Kitabı biraz önce bitirdim ve sıcağı sıcağına yorumumu yapayım dedim. Tam senesini hatırlamıyorum 2-3 yıl önce olabilir. Fuarda deli gibi farklı ne okusam diye ararken Orhan Pamuk kitapları dikkatimi çekiyor ve o zaman son çıkan kitabı Kafamda Bir Tuhaflık'ı alıyorum. Kitabı okumaya başlıyorum ama sıkılıp bırakıyorum. Şimdi bugün Korona günlerinde kuzenlerle kitap kulübü kurmuşken elimizde olan kitapları eşleştirip listemizde yer alıyor Kırmızı Saçlı Kadın. Bu kitabını ne zaman nerede aldım orası da bir muamma benim için. Böylelikle ilk Orhan Pamuk kitabını okudum Orhan Pamuk sevenlere saygım sonsuz ama bu kitabı bana göre değildi. Maalesef beğenmedim. Üslupla ilgili hiçbir sıkıntı yok. Sayfalar takip ettiriyor birbirini ama hikaye beni sarmadı bir türlü. Basit mi desem anlaşılabilir son mu desem tarif edemiyorum. Sadece benim zevkime hitap eden bir kitap olmadı diyebilirim. Kitabı İstanbul'u, tarihi, efsaneleri seven ve kıssadan hisse çıkarılan konuları seven kişilere tavsiye edebilirim.
Edebiyat
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·100 syf.··
Beğendi
·
2016 15. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2016 00:00
Usta yazardan yine insan doğasını ustaca kaleme aldığı bir kitap daha. Tolstoy'a olan hayranlığım daha ortaokuldayken okuduğum İnsan Ne İle Yaşar kitabıyla başlamıştır. Aslında kitap oldukça basit, ama insanın anlamadığı, yapısına ters geldiği bir gerçeği konu alıyor. Tolstoy bize "Her günü yarın ölecekmiş gibi yaşa" demeye çalışıyor. Peki bu kadar basit bir şeyi insanoğlu neden anlamaz, neden yapısına ters düşer? İşte kitabın sonlarına doğru ben bu soruların cevabını düşündüm. İvan İlyiç hiç hasta olmasaydı, yataklara düşüp ölümle burun buruna gelmeseydi, yakınıp durduğu "bunca yaşadıklarım, bunca sahip olduklarım, yaptığım seçimler yanlış mıydı? Boşuna mıydı?" gibi soruları asla sormayacaktı kendine. Yine hayatını sadece çok önem verdiği işine, mevkisine adamayacak, az kazanacak ama mutlu bir evlilik yapacaktı belkide. İnsan nasıl ki elindekinin değerini kaybetmeden anlamıyorsa, ölümle burun buruna gelmeden de yaşamın, hayatın değerini anlamıyordu. Çünkü insan doğası bencildir. Asla elinde olanla yetinmez. Bukalemun gibi renk değiştirir. Kitap size bunları düşündürecek, hatta belki de kendinizi kötü hissedeceksiniz. Ama ölümün orada bir yerde sizi beklediği gerçeğini değiştiremeyecek ve yine her gün bu gerçeği unutarak yaşayacaksınız :)
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261bin okunma
8/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2016 14. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2016 21:37
Bir kez daha Jack London'ı neden bu kadar sevdiğimi anlamış oldum. Benim gözümde mükemmel karakterler yazan ve karakter analizi yapan bir yazar. Martin Eden yüzeysel bakılacak olursa öyle pek ahım şahım konusu olan bir kitap olmayabilir ama yine Martin Eden'i bir klasik yapan ve okunulabilir kılan, romana da adını veren kişinin ta kendisi. Martin Eden, toplumun alt tabakalarından, işçi sınıfına mensup denizci bir gençtir. Bir gün şans eseri Ruth ile tanışır. Ona ve bilgisine hayran kalır. Ruth ise onun aksine üniversite okuyan burjuva sınıflı bir kadındır. Martin Eden artık aşkı uğruna herkes tarafından imkansız kabul edilen bir işi başarmak için canla başla çalışır. İnsanların üniversitelerde bir ayda öğrendiklerini, gecesini gündüzüne katarak, araştırma yapıp kitaplardan okuyarak öğrenir. Martin öğrenme konusunda muazzam bir kapasiteye sahiptir. Öğrendikleriyle yazmaya başlar. Böyle bir birey bundan dolayı takdir edilmesi gerekirken insanlar tarafından hor görülerek dışlanır. Başlarda her şey Ruth'un aşkıyla yapılmış gibi gelse de aslında olay Martin'in kendini nasıl keşfettiği ve şekillendirdiğidir. Kitabı sevmemde ki bir başka etken Martin'de kendimi görmüş olmam. Bir yazar olarak başarılı olacağına ve çok para kazanacağına yürekten inanan Martin, çevresindeki herkesten sürekli olumsuz yorumlar alır. Buna rağmen kendine ve yazdıklarına karşı inancını kaybetmeyen Martin beni gerçekten etkiledi. Kitabın başlarında Martin'in azmiyle ve güçlü karakteri ile karşılaşırken daha sonra toplumdaki bireyleri, sınıf farklılıklarını, insan doğasının yapısını ve çirkinliğini görüyoruz. Bu konular Jack London'ın usta kalemiyle çok iyi yazılmış. Kaçırmamanız gereken klasiklerden biri.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma
7/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2016 13. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2016 14:42
Kitabın çıktığı gün yayın evinden gelen çocuk tarafından hediye edilmeseydi bana belki de okumayabilirdim kitabı ya da çok geç okuyabilirdim. Nejat İşler'i oyunculuğu dışında pek takip edip bilmem ama severim, beğenerek izlerim. Kitabını da okumak nasip oldu. Kısa ve öz hayat hikayesini daha doğrusu. Öyle güzel ve içten anlatmış ki, sanki bir yerde oturmuşuz çaylarımızı içerken bir yandan anlatıyor bende dinliyorum. Samimi ve doğal üslubu ile kendi hayatına ışık tutmuş ve çok başarılı olmuş. Tabi bir de insanın kendine pay çıkaracağı, ders edineceği yerler de var kitapta. Nejat İşler'i seven veyaa biraz daha yakından tanımak isteyen okurlar için güzel bir kitap :)
Gerçek Hesap Bu!Nejat İşler · Can Yayınları · 20232,653 okunma
10/10
·436 syf.··
Beğendi
·
2016 12. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2016 02:26
Daha önce hiçbir Türk yazarın bu kadar doğal bu kadar içten bir kitabını okumamıştım. Hoş şuan ki eksikliğim de o ya çok Türk yazarlardan kitap okumadım henüz eleştirimi de ona göre değerlendirin, hatta güzel tavsiyelerinizi esirgemeyin :) Dediğim gibi bu kitap her şeyiyle ilk benim için. İlk Yaşar Kemal kitabım. Onu ve yazarlığını geç olmakla beraber ilk kez tanıyorum. İlk kez anadoluyu böyle tanıyor ve okuyorum. Sonuç ise tek kelime ile mü-kem-mel! Çakırdikenleri yüzünden tarlalarını sürmek işkence olan bir köy, o köye bir de zulmeden bir Abdi Ağa vardır. Bir de bizim öksüz, bir anası olan İnce Memed. Görünüşü itibari ile bu takma adı almasına rağmen İnce Memed dev bir yüreğe sahiptir. Bu yüreği sayesinde hiçbir köylünün cesaret edemeyeceği şeyler yapar. İlk olarak köyün ağasına baş kaldırır. Böylelikle bir döneme ışık tutan bir Anadolu macerası başlar. Küçük bir köyden başlayıp tüm Çukurova'ya yayılan bir macera. Çalıştığım yerdeki ekip arkadaşım ve müdür yardımcımın kitaba ve Yaşar Kemal'e yaptıkları yorumlarla gaza gelip ertelemeden okumaya başladım. İyi ki de daha fazla ertelememişim. Yaptıkları yorum Yaşar Kemal'in üslubunun ne kadar iyi tasvirlerinin ne kadar etkileyici ve yerinde olduğuydu ve şimdi bende buna kesinlikle katılıyorum. Kitabı okurken de bitirdikten sonra da kitaba dair olumsuz tek bir şey geçmedi aklımdan. Ne bileyim bir yeri saçma gelir ya da gereksiz vs. ama hiç yoktu. Su gibiydi, aktı gitti. Dağları bayırları o kadar güzel ve yerinde anlatmış ki Yaşar Kemal , hiç boş bir ayrıntı olmadan dolu dolu... Bu yüzden zevkle okudum her bir sayfasını. Güçlü karakterleri hep sevmişimdir. Kim sevmez ki zaten? Memedimiz de böyle işte. Kitabı okurken bir karakteri bağrına basası gelebiliyormuş insanın. Tıpkı köylüler gibi. Yaşar Kemal öyle bir
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,2bin okunma