Niçin insanlar birbirlerine karşı açık yürekli davranmıyorlar? Neden en iyi
insan bile karşısındakinden birşeyler gizliyor, bütün
düşündüklerini açıklamıyor? Sözlerimizin yabana atılmadığını bildiğimiz zamanlar bile neden içimizden geçenleri olduğu gibi söylemiyoruz? Nedense herkes olduğundan daha sert görünmek istiyor? Duygularını
hemen açığa vurursa altta kalacakmış, kendisine önem verilmiyecekmiş gibi korkuya kapılıyor?
Ah, Nastenka! Bazı insanlar aramızda yaşıyorlar
diye şükrederiz. lşte ben de size rastladığım, ömür boyunca aklımdan çıkmayacağınız için aynı minnet duygusuyla doluyum.
...
Siz geniş zamanlar umuyordunuz
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
Yılların telâşlarda bu kadar çabuk
Geçeceği aklınıza gelmezdi.
Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz
Yahut vaktiniz olmadı.
Behçet Necatigil
Bu tek hanedan yani "Al-i Osman", altı asır boyunca bütün tebaası nezdinde kabul gören, meşruiyeti neredeyse hemen hemen hiç tartışılmayan eşine pek az rastlanır bir siyasi hâkimiyet tesis etmiştir. O kadar ki tebaa, idareci, asker ve ilmiye sınıfı hep birlikte hanedanın başındaki fiili icrada bulunan padişahı tahtından indirebilir, hatta idamını bile sağlayabilir, ailenin bir başka üyesini tahta çıkarabilir, fakat "Al-i Osman"ın bizatihi kendisinin meşruiyetini, fevkalade şartlar muvacehesinde alternatif aile ve rejim modelleri bazı kaynaklara da yansımış bulunan istisna dönemlerinin çok zayıf vurguları hariç, pek sorgulamaz ve tartışmazlar. Bu durum hiç şüphe yok ki, hanedanın altı asır boyunca genel görünüşünün temellerini sağlam şekilde atmasını sağlayacak bir takım meşruiyet araçlarını şaşırtıcı bir bilinçlilikle ikame etmiş olmasından kaynaklanmıştır