Ölmüştük çünkü kendi geçmişimizi ve geleceğimizi yiyor, birbirimizi yaşatıyorduk. Ah keşke, keşke birileri bizi yaşatmak için verdiği mücadeleden vazgeçse... İşte o zaman ölmekten kurtulur, kendi
Soren Kierkegaard - Yazarı ilk defa "Nói albinói (2003)" filminin bir sahnesinde okunan "Ya/ya da" şiiri ile tanımıştım. Ve hakkında biraz araştırma yaptıktan sonra düşüncelerine hayran
Kendi özgürlüğünü gerçekleştirmeye ve durumunu kendi tayin etmeye MAHKUM BIRAKILMIŞ 3 karakter.
Orijinal ismi "Huis clos" 4 tarafi da çevrili kapalı alan anlamına geliyor. Bütün oyun da böyle bir odada yani cehennemde geçiyor zaten.
Gizli Oturum — İnsanın özgür iradesiyle seçtiği varoluşunun başkası karşısında değiştirilemeyeceği ele almış bir tiyatro oyunu. Garcin, Etselle ve İnes karakterleri ile ölümün döngüsü altında hayatın ne kadar katlanılmaz olduğunu; yaşanılabilirlik için ışık kadar loşluğa , ses kadar sükûnete de ihtiyacımız olduğunu işaret eder
Sigmund Freud'un id-ego-süperego olayını da görebiliyoruz.
Gelelim oyunun en etkili sözüne orijinal olarak da söylenen < L'enfer,c'est les autres > yani CEHENNEM BAŞKALARIDIR! Bu belki de insanın kendini sorgulaması ,metafor olarak ölüm ve cehennem vurgulansa da aslında gerçek cehennemin insanın yaşarken kendiyle yüzleşmek olduğu, buna rağmen çoğu insanın bu yüzleşmeden kaçmaya çalışsa da kendiyle başbaşa kaldığında bunu hisetmesinin vurgusu yapılmaktadır.
Oyunda ele alınmış başka durum ise: basitleşme, insanların kendi varlıklarını ancak başkalarıyla hissetmesi, kitle içinde yalnız kalamama, özgür olamama sendromu...
Ve müthiş eseri okuduktan sonra hissettiğim tek şey : Günümüzde internetteki birçok mecranın kesintisiz bir akış vadederek bizleri içinde tutmaya çalıştığı (Huis clos gibi) türlü platformların birinden somutlaşmış, bir anda bilincimizi yeni kazanmış olarak uyanmış olsak nasıl hissederdik kim bilir... Sizce, nasıl olurdu?
Keyifli okumalar :)
Kalp donduran yaşamın ağırlığı ile dolu bir eser.
Bazen bir eser okunurken ya da okuduktan sonra insanın yüzüne vurulan sert bir tokat etkisi yaratır. Huzurunuz kaçar, canınız acır ve neye
Nereden başlayacağımı gerçekten bilmiyorum...
Yazarın hayatı hakkında bilgi sahibi olmak, yazarın aslında neden böyle bir kitap yazdığını daha net anlamamızı sağlıyor. O yüzden okumadan önce yazarı