İnsan, daha doğrusu bütün bir kuşağın insanları, nasıl olur da böyle bir tezahürü (katı yeryüzü! gerçek dünya!) haklı gösterecek kadar topraktan soyutlanmış olabilir ki diye merak ediyor insan. Bunun yanıtı, gördüğümüz üzere, atalarımızın geçmişine uzanıyor: Avcı toplayıcının yürüme, çalışma ve bütün ekosistemlerle etkileşim içinde olma ihtiyacını bertaraf eden tarım yoluyla; toplumsal bilginin arşivi olarak arazinin yerini alan yazı yoluyla; animist ruhları yenilgiye uğratan ve dünyadaki mabetlerini silen tektanrılı dinler yoluyla; insanları inşa edilmiş çevrelerde yoğunlaştıran şehirleşme yoluyla; insanların yeryüzünde baş döndürücü bi hızla seyahat etmelerine olanak tanımış mekanik teknoloji ve hayvancılığın konforlu birlikteliği yoluyla.