Burada konu insanların, hatta toplumun genelinin sizin yaşam biçiminize dair düşündükleri değil. Asıl konu, size neyin hayat verdiği. Ve sizin bunlar doğrultusunda yaşayıp yaşamadığınız.
Değerler doğrultusunda bir yaşam inşa etme süreci hayli kişisel bir yolculuktur. Sizin için hangi değerlerin önemli olduğunu sade ve sadece siz bilebilirsiniz.
Değerler, yaşamımızın nasıl olmasını istediğimizi, bizim için en temelde nelerin önemli olduğunu gösteren büyük resimdir. Değerler, yaşamımız için seçtiğimiz ana istikamettir. Yaşamımıza anlam katan özelliklerdir.
Değerlerimizi, hayatımızı yaşarken bize yön vermesi için tespit ederiz.
Onları, bizim için neyin önemli olduğunu hatırlatmaları için seçeriz.
Artık amacım insanların istemedikleri, onlara rahatsızlık ve acı veren duygularını, düşüncelerini, fiziksel duyumlarını azaltmalarına yardımcı olmak değildi. Amacım, onların hayat karşısındaki esnekliğini ve değerleriyle paralel olarak attıkları adımları artırmalarında onlara destek olmaktı.
Onca acının altında gizli kalmış olsa da hayatlarına anlam katan bir şeyler vardı, kendileri için nelerin önemli olduğunu biliyorlardı. Onları bu yaşama bağlı tutan değerleri vardı.
"İlk zamanlar hep böyledir. Mücadele gibi gelir. Biraz zaman ver kendine, kurtarıcı kimliğini bir yana bırakmayı zamanla öğreneceksin. Acının ne kadar önemli bir öğretmen olduğunu o zaman göreceksin,' dedi. "İnsan değer verdiği yerlerden kanar."
Dilerim hayat bize adil davranmadığında, biz kendimize adil davranırız. Çünkü elimizde olmayan onca şeye rağmen, kendimize nasıl davranacağımız kendi elimizde. Bizim elimizde acıyan yerlerimize nasıl bakacağımız.
Dilerim ki, acımız geçene, dinene kadar, acele etmeden, her şeyin bir zamanı olduğuna güvenerek kendimize destek olur, iyi bakarız bundan böyle... Şefkatle.