Alaaddin'in cini serbest kalır. Dile benden ne dilersen der.
Sonucu bizden bağımsız bir dolu faktöre bağlı olan şeyler dileriz.
Mutluluk, başarı, sağlık, para, aşk...
Arzu ettiklerimiz, bazı davranışlar, bazı adımlar, bazı olaylar sonucunda sahip olabilme ihtimalimiz kadar olamama ihtimalimizin de olduğu şeylerdir.
Hedeflerin aksine değerler, belli sonuçlara, özellikle de kontrolü elimizde olmayanlara, bağlı değildir. Değerler daha ziyade, davranışlarımıza yön veren özelliklerdir. Elde edilemez, tamamlanamaz, tüketilemezler. Üzerleri çizilemez. Varılacak noktalar değildirler. Tıpkı ne kadar kuzeye gidersek gidelim, Kuzey'e varamayacağımız gibi. Bu nedenle de değerler, hedeflerin aksine, sonuçla değil süreçle alakalıdır.
Bu yanıtlar birbirlerinden farklı görünse de aslında çok mühim bir ortak noktaları var: Hepsinde hedeflerimizden bahsediyoruz.
Ulaşırsak daha iyi bir hayatı mümkün kılacağına inandığımız hedeflerden.
Mutlu olmak bir hedeftir.
Sağlıklı olmak bir hedeftir.
Başarılı olmak bir hedeftir.
Ruh eşini bulmak; (daha) zengin, (daha) ünlü, (daha) zayıf olmak...
Hepsi birer hedeftir.
Hedef, sahip olmak, elde etmek istediğimiz bir şeydir.
Tamamlayıp üzerini çizebileceğimiz, tüketebileceğimiz
şeylerdir.
Hedefler, sonuç odaklıdır. Kendimize bir hedef koyduğumuzda, ulaşmak istediğimiz bir noktayı tanımlarız.
Ulaşıp ulaşmadığımızı davranışımının sonuçlarıyla anlarız.