Çünkü bir kişi eğer dikkatini, mantığını kullanarak yaptığı seçimler ve bu seçimlerin doğurduğu eylemler arasında gidip gelecek şekilde yönetirse, aynı zamanda istemediği durumlardan ve şeylerden kaçınma iradesine de sahip olacaktır. Ama dikkatini, mantığını kullanarak yaptığı seçimler yerine kontrolü altında olmayan şeylere verir ve başkalarının kontrolü altında olan şeylerden kaçınmaya çalışırsa her daim endişeli, korku dolu ve istikrarsız olması kaçınılmazdır.
Epiktetos, Makaleler, 2 . 1 . 1 2
İyiliğin özü, aldığımız mantıklı kararların belli bir türüdür; kötülüğün özü de belli başka bir türü. Peki o zaman ya dış etkenler? Bunlar bizim mantıklı karar almakta kullandığımız yapı taşlarıdır ve aldığımız kararlarla birlikte iyi mi kötü mü oldukları ortaya çıkar. Peki iyiliği nasıl bulacağız? Tabii ki yapı taşlarını hayran hayran izleyerek değil! Eğer bu yapı taşlarına baktığınızda onları düzgün ve nizami görüyorsanız doğru bir karar vermişsinizdir. Fakat bu taşlar karman çorman ve eğri büğrüyse verdiğiniz karar yanlıştır.
Epiktetos, Makaleler, 1 . 29. 1 - 4'a
Zihnin doğru çalıştığının en önemli göstergeleri karar alma, reddetme, arzulama, nefret etme, hazırlık, amaç ve kabullenme süreçlerinde kendini belli eder. Peki o halde zihnin doğru çalışma sürecini kirleten ve köstekleyen şeyler nelerdir? Bunlar zihnin kendi verdiği yanlış kararlarda gizlidir.
Epiktetos, Makaleler, 4.11.6 -7
Evrenin ne olduğundan bihaber olan bir kişi, kendisinin nerede olduğunu bilemez. Hayattaki amacının ne olduğundan bihaber olan bir kişi, kim olduğunu ya da evrenin ne olduğunu bilemez. Bunların hepsinden bihaber olan bir kişi, bunların varoluş nedenini de bilemez. Bu durumda nerede olduklarından ve kim olduklarından bihaber insanlardan gelecek övgüyü bekleyen ya da bundan kaçınan insanlar ne yapmalı?
Marcus Aurelius, Kendime Düşjünceler, 8.52