Ruka

İnsanlık kademeleri ilerledikçe vicdan realitesine ait duygular, bilgiler ve idrakler artar. O oranda özgürlüklerin sınırı genişler. Fakat bir bakımdan da idraki genişledikçe insan, yapması ve yapmaması icap eden şeyleri daha iyi sezmeye başlar, onlara uymak zorunluluğunu duyar, böyle olunca da özgürlüğünü yine bizzat kendisi sınırlamak zorunluluğunu duymaya başlar. Böylece vicdan mekanizması gittikçe daha iyi idrak edilir ve insan o oranda otomatizmden kurtulur ki bu da onun adım adım vazife sezgisine yaklaşmasını sağlar. Sonunda oldukça uzun bir süre sonra vicdan düalitesinin dengeleri vazife sezgisinin ve bilgisinin eşiğine dayanır.
Sayfa 92
1000Kitap
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hayvanları üzmek ve öldürmek, insanlık şeref ve makamına edilmiş küfürdür.
Sayfa 16
1000Kitap
İdrak ve Hakikat
Çünkü insanların tam anlamıyla hiçbir hakikate ulaşmaları mümkün olmadığından insanlık, hakikatin yalnız görecelikleri içinde, yani realitelerde yaşamaktadır. Bundan dolayı dünyada ne kadar idrak varsa o kadar realite vardır. Çünkü dünyada hakikatin kendisi değil, idraklerin çeşitli kapasitelerine göre değişen; hakikatlerin çeşitli ve göreceli görünümleri söz konusudur. Her idrakin, böyle kendi kapasitesine göre değerlenebilecek şeyler elbette birbirinden farklı olacaktır. Bunun için dünyada hiçbir nokta üzerinde, idraklerin tam uzlaşması ve birliği mümkün olmaz. Bu ancak vazife planından itibaren başlar.
Sayfa 213
Parapsikoloji - Spiritüalizm
Bunlar hep vazife bilgisi sezgisine ulaşmak, yani ilahi icaba idrakine uyum sağlatabilecek, uyuma girebilecek durumlara gelebilmek içindir. İnsan bunu yapmakta ne kadar çaba gösterir ve başarılı olursa vazife planına o oranda hızlı ve emin olarak yaklaşır ve dünya hayatının ıstıraplı, ağır kademelerini de o kadar çabuk atlatır. Eğer bunu yapmaz da sürekli olarak nefsaniyetine yenilir, ondan kurtulma çabasını göstermez, geri hislerle, basit düşüncelerle bağdaşıp kalır ve dünyayı planının uygulamasına bir araç değil, nefsaniyetlerinin tatminine bir araç sayar ve ona göre hareket ederek planının icaplarını çiğner geçerse işler değişir. O zaman, onun aslında otomatik yürüyen toplumsal planları, hazırlıkları ve hayat koşulları bu hareketlerinin iyileştirilmesi yoluna yöneltilir. Bunu vazifeli yardımcılar yaparlar. O insan, hayat koşullarının birdenbire çatılan kaşları, ekşiyen yüzleri karşısında sebebini idrak etmeden çok güç durumlara düşmeye başladığını görür, işleri tersine yürümeye başlar, maddi, manevi üzüntüler, acılar birbirini takip eder. O hâlâ işin nerelerden geldiğinin farkında olmaz ve bıkkınlık gösterir. Suçu durmadan kadere, talihe, topluma, insanlığa vb. şuna buna yüklemeye kalkışır. Fakat durum ve hareketlerine göre ayarlanmış olan planı gereğince şaşmayan gelişim mekanizması onun bu telaşına zerre kadar aldırış etmeden kendi yolunda işleyip gider. O hâlâ uslanmaz ve idrakini zorlamak istemezse ortalık kararmaya devam eder, tatsızlıklar gittikçe artar ve sonunda onu isyana sürükleyinceye kadar uğraşır. Fakat bu isyan, işi büsbütün çıkmaza sokar ve sonunda bir hapishaneye, bir hastaneye, bir akıl hastanesine, bir mezara ya da buna benzer çok ağır zorlayıcı hayat koşullarından birine onu sürükler. Bütün bunlar o insanın kendi idrakiyle başaramadığı o ana özgü
Sayfa 179
Parapsikoloji - Spiritüalizm