Rukiye yıldız

Rukiye yıldız
@Rukiyeyldzz
Puan vermedi·272 syf.··
2025 22. kitabı
Aziz Nesin'in okuduğum ilk romanı. Anadolu kasabasında İbrahim zübükzade denen zat ekseninde de geçen trajikomik olaylar anlatılıyor. Türlü türlü oyunlarla oradaki halkı bir şekilde kandırıp onları kendine bağlı hale getiriyor. Kasabalıyı dolandırması,türlü türlü dalavereler çevirmesi, yalanlar söylemesi ve insanların her seferinde bu zübükzadeye inanmaları okurken beni çileden çıkardı Gerçi günümüzde de öyle değilmi. "Zübükler" her zaman vardı ve ona kanan bizler hiç akıllanmayacaz...60 yıl öncesi nasılsa şimdi de aynısını yaşıyoruz. Hangi yıl okursan o dönemdeki insanları anlatan bir eser. ( Aziz nesin yaşıyor olsaydı Zübük' ün ikinci kitabını yazardı) Ben kitabı okurken okurken zevk aldım, ağlanacak halimize güldüğümüzün farkında değiliz. Günümüzdeki olaylara baktığımız da kendi durumumuza baktığımız da hiç akıllanmadığımız ortada.. "Bizim hepimizin içinde zübüklük olmasa, bizlerde birer zübük olmasak, aramızda böyle zübükler büyüyemezdi. Hepimizde birer parça olan zübüklük birleşip işte böyle zübükler çıkıyor. Oysa zübüklük bizde, bizim içimizde. Onları kendi zübüklüğümüz den yaratıyoruz. Sonra , zübüklüklerimizin birer Zübük' te birleştiğini görünce ona kızıyoruz. Kitapta geçen bu satırlar kitabın ana özetini açıklıyor zaten..
ZübükAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20128,3bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·177 syf.··
2025 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2025 01:38
Bu kitabı okumadan önce kafamda çok farklı canlandırmıştım okuyunca farklı bir şey çıktı. Kitapta daha çok kumarın zararlarından bahsedilmektedir. Kitabın ana karakteri olan Aleksey ivanoviç bir öğretmendir. Herşeyini neredeyse kaybetmek üzere olan bir ailenin yanında işe başlar... Aleksey başlarda sevdiğin kızın isteğini karşılamak için kumara başlar. Sonlarında ise bu onun için bağımlılık olmaya başlar sonlarda ise kendisi için hep daha fazlasını araması onu sonsuz saplantıya sürükler . Elinde ne var ne yok kaybeder en sonunda uşaklık bile yapmaya başlar ... Hayatımız da günlük yaşantımız da hep daha fazlasını istemek, gözümüzün doymaması bizi bazen en dibe kadar götürür. Bu sadece kumar için geçerli değildir... Keyifli okumalar
Duygu ve Düşünce
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,6bin okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2024 18. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2024 11:44
Herkese merhaba Bu kitabı bir arkadaş tavsiyesi ile alıp okudum. ama beklentimi pek karşılayamadı. Kitap 3 bölümden oluşuyor. İlk bölümde fani aşkı anlatıyor. Fani aşkı anlatırken birbirini devam ettiren cümleler hep aynı yazılan yazılar vardı. Bu bölümü okurken çok sıkıldım. Kitabın ikici bölümünde ise baki aşkı anlatıyor. Baki aşkı severek okudum. Kendimizi sorgulatacak sözler vardı. Kitabın son sayfaların da ölmeden önce yapılacaklar listesi yer alıyor. Rahat okunabilir bir türü var ama bazi bölümlerinde sıkılabilirsiniz.
2024 Okuma Raporları
Söz MühendisiHasan Çep · Olimpos Yayınları · 20161,352 okunma
Puan vermedi·348 syf.··
2024 5. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2024 23:35
Nicos kazancakis Zorba adlı bu romanı kendisiyle giriştiği bir sessiz hesaplaşma sayılabilir. Bu kitap geçmişin kayıp giden zamanın, insanın temel yargılarının bir kez daha gözden geçirir. Yazar, Zorba aracılığıyla özyaşamının yenilgiler ve soru işaretiyle dolu bir bilançosunu çıkarıyor. Kitabın zaman referansı 1930'lara dayanıyor. Yazarın Girit'e olan yolculuğu sırasında tanıştığı Zorba sosyal yorumları kafasına pek fazla takmayan , kendi doğruları ile hareket eden, kaba Saba bir karakterin kendisiyle olan diyalog kurma çabasıyla başlıyor. Karakterin yazarla olan samimi diyaloğu yazarın hoşuna gidiyor ve birlikte yolculuğa çıkıyor... Zorba kadınları ve çalışmayı çok seven bir karakter olarak anlatılıyor. Kadınlara olan ilgisi öyle bir boyuttaki kadınlar yalnız uyuduğunda günah işlediğini düşünüyor. Bir diyaloğun da şunları dile getiriyor "Eğer bir kadın yalnız yatıyorsa bunun suçu bizde bütün erkekler dedir. Yarın tanrının huzurunda hepimiz hesap vereceğiz. Tanrı bütün günahları bağışlar dedik ya süngeri var; ama onu bağışlamaz! Kadın yatacak halde olup da bunu yapmayan vay haline patron." Bu cümlelerdeki ifadelerle ve zorbanın kadınlara olan bakış açısı beni rahatsız etti açıkçası. Bir çok yerde dul kadınlardan da bahsediliyor ve kadınları cinsel obje olarak sunuyor önümüze. Aleksi zorbanın kadınlar hakkında ki düşünceleri beni rahatsız etse de Zorbanın kimse ne der diye düşünmeden açıkça da kendini ifade etmesi hoşuma gitti. Zorba, hayatın tadını çıkara çıkara yaşamış, hiç kimseye hiçbir ideolojiye, hiç bir dine, hiçbir sınıra bağlı kalmaması, insanları sadece iyi ve kötü insan olarak ayırabilmeyi başarmış bir karakter. Yaşamımız ne olursa olsun Zorba gibi içimizdeki yaşama sevinci hiç bitmesin. Keyifli okumalar.
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 202420,6bin okunma