"Züleyha'yı kınayıp da, Yusuf -aleyhisselam-' görünce ellerini kesenler, Allah Rasûlü'nün mübarek cemâlini görselerdi, kalplerini keserlerdi de haberleri olmazdı."
(Hazret-i Aişe)
Hatta Hazret-i Aise'den rivâyet edildiğine göre bir gün Hazret-i Peygamber'in hanımları, O'nun huzûrunda bir araya gelip:
"-Ya Rasûlallah, hangimiz Sana en erken kavuşacağız? (Senin vefâtından sonra en erken hangimiz öleceğiz?)" diye sorduklarında, Peygamber Efendimiz:
"-Eli uzun olanınız!" buyurdular.
Bunun üzerine biz bir kamış aldık ve ellerimizi ölçtük. Zem'a'nın kızının (Sevde) eli hepimizinkinden daha uzundu. Oysa Rasûlullah "eli uzun"dan, "çok sadaka verme"yi kasdetmişti." Gerçekten o sadaka vermeyi çok severdi. "
İşte bak! O zat öyle bir salât-ı kübrada, bir ibadet-i ulyâda saadet-i ebediye için dua ediyor ki güya bu cezire, belki bütün arz onun azametli namazıyla namaz kılar, niyaz eder. Çünkü ubudiyeti ise ona ittiba eden ümmetin ubudiyetini tazammun ettiği gibi muvafakat sırrıyla bütün enbiyanın sırr-ı ubudiyetini tazammun eder.