"Gerçekte her şey: Arzulanan ve korkulan, nefret edilen ve sevilen, peşinden koştuğunuz ve kurtulmak istediğiniz her şey, sürekli bir yarıkucaklaşma halinde varlığınızın içinde devinir.
Her şey içinizde devinir, birbirine geçmiş ışık ve gölge çiftleri gibi.
Gölge solup dağıldığında, geride kalan ışık bir başka ışığın gölgesine dönüşür.
İşte böyle, prangalarından kurtulan özgürlüğünüz, daha büyük bir özgürlüğün prangası olur."
"Yoksunluktan korkmak, yoksunluğun ta kendisi değil midir?
Kuyularınız doluyken susuzluktan korkmak, hiçbir şeyin gideremediği asıl susuzluk değil mi?"
"Ve onlar sizinle birlikte olsalar bile, yine de size ait değildirler.
Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil;
Çünkü kendi düşünceleri vardır onların.
Onların bedenlerine bir ev sunabilirsiniz, ruhlarına değil;
Çünkü onların ruhları, sizin düşte bile ziyaret edemeyeceğiniz o geleceğin evinde yaşarlar.
Onlara benzemeye çaba gösterebilirsiniz, ama onları kendinize benzetmeye kalkmayın.
Çünkü hayat geriye gitmez ve dünle de hiç oyalanmaz."