Huzursuz değilim işte, bunu biliyorum. Sebebi de basit aslında. Kendi hakkımda bir şey bilmiyorum ki huzursuz olayım. İnsan kendisini tanımaya başladıkça huzursuzlukla tanışır, insan kendisini keşfederken acıya dokunur. Filan gibi laflar edesim var, da etmeyeyim, insan kendi kendisine böyle şeyler söylememeli, yani söylememeliymiş gibi hissediyorum, tutup işin sonunda zerzevatçı çıkmak var. Gerçi şu ana kadar kendim hakkında edindiğim izlenim öyle çok da vasıfsız bir adam olmadığıma dair, ancak zaten anca bir cahil kendisini bilge zanneder. Bak işte, kesin birikimli filan bir adamım ben, ettiğim laf altı okka vallahi. Sırıttım. İnsan akıllı olduğunu anlayınca da zannedince de sırıtıyor, ne yapayım, içten gelen bir şey bu.
Doğru işi doğru zamanda yapmak ideal kulluğun en önemli vazifesidir. Kükremesi gereken yerde sessiz kalan zillete, sessiz kalması gereken yerde kükreyen ise zulme kapı açar.