Kulun duasına Mucib ismi bazen geç cevap verirdi. Bazen kulun hataları duanın o isme ulaşmasını engel olurdu. Dua beklerdi. Bazen de kul, dua ibadete devam etsin diye yıllarca bekletilebilirdi o kapıda. O da başka bir hikmetti.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnen her yeni ayet bir taraftan ezberlenirken bir taraftan da bu ayetle Rabbimiz bizden ne istedi sorusunun cevabı aranırdı. Tefsir sahabe geleneği idi
“Hasan’ım, Hüseyin’im, Dedenizin size öğrettiği duayı yapalım mı?”
Dedem, ikimizin korunması için dua ederdi. İkimize Kur’an’dan ayet ezberletir gibi koruma duası öğretirdi. Annem onu hatırladı ve bize hatırlattı. Küçük avuçlarımızı açtık Hüseyin’le. Çocuğun duası Arş’ın kapısında beklemezdi hele de bu duayı dedem öğretmişse.
“ Bütün şeytanların ve kötülüklerin ve bütün kınayıcı gözlerin şerrinden Allah‘ın eksiksiz kelimelerine sığınırım.”
Âmin diyor annem duamıza biz de âmin diyoruz küçük odamız mı âmin ile sarsılıyor kainat mı bilemiyoruz.