R

10/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2024 73. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2024 18:34
Oğuz Atay külliyatını okuma yolculuğumda ikinci durağım Tutunamayanlar’dı. Bu kitabı tam 11 yıl sonra tekrar okudum ve tekrar hayran kaldım. Oğuz Atay; eserlerinde otobiyografik ögelerden sıkça faydalanıyor, Tutunamayanlar da onun en otobiyografik kitabı. Bu kitap 1 yılda kaleme alınmış bir ilk roman olmasına karşın ilk romanın sınırlarını aşan bir kitap. Kitabın yazıldığı dönemde toplumcu gerçekçilik akımı revaçta olmasına rağmen Oğuz Atay hem konu, hem biçim hem de tabu konuları işlemesi bakımından çok cesurca bir adım atmış bence. Evet kitapta bireyin yalnızlaşması, yabancılaşması vs. işleniyor fakat kitap bundan ibaret değil kesinlikle. Gerek 60’ların sonralarında yazılmaya başlanmış bu kitapta Atatürk’ün yer alış şekli gerekse İsa’nın bir tutunamayan arketipi olarak konu edilişi tam bir cesaret ve özgünlük örneği bana göre. Yıldız Ecevit, incelemesinde Oğuz Atay’ın kendisini bireyci-toplumcu olarak tanımladığından bahseder. Bana göre de güzel bir tanımlama bu tabii kendisi bu tanımdan çok daha fazlası. Sonuç olarak iyi ki ikinci kez okumuşum diyorum.
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·196 syf.··
Beğendi
·
2024 72. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2024 01:30
Yıldız Ecevit’in Oğuz Atay biyografisini okurken eş zamanlı olarak Oğuz Atay’ın tüm eserlerini en baştan tekrar okumaya karar verdim. Bu okumadaki ilk durağım da Korkuyu Beklerken oldu. Bu kitap bir öykü kitabı ve içinde mükemmel öyküler barındırıyor. Ama her seferinde beni en etkileyen kısım aslında bir öykü olmayan Babama Mektup kısmı oldu. Yaşamı boyunca çokça çatıştığı babasıyla bir tür hesaplaşma bu mektup. Oğuz Atay’ı her zaman ruhen kendime yakın bulmuşumdur. Bu mektubu okuduktan sonra taşlar yerine oturdu benim için. Kaç kere okudum bilmiyorum ama hayatımın her döneminde tekrar okuyacağıma eminim. “ Biliyorsun seninle de çok çatışırdım, kapıları filan vurup giderdim. Bana hep haksızlık yaptığın duygusu vardı içimde. …Bugün, belki de sen artık öldüğün için, bana bir zamanlar haksızlık ettiğini düşünemiyorsam da, bana haksızlık edildiği düşüncesi içimde öylesine gelişti ki artık bütün dünyayı suçluyorum bu bakımdan. Bu bakımdan da istemediğim bir yerlere vardım, artık bütün dünyanın suratına çarpıp duruyorum kapıları.”
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202233,3bin okunma
8/10
·136 syf.··
2024 51. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2024 15:19
Haziran, yazarın ilk eseri olmasına rağmen içerisinde ilk eserlere mahsus toyluğu barındırmıyor. Zaten yazarın kendisi de bu kitaptan “Haziran, ilk kitabım olmasına karşın bir gençlik ürünü değildir.” diye bahsetmiş. Diğer kitaplarında da olduğu gibi insan yalnızlığını, yaşama karşı duyulan umutları, umutsuzlukları duru bir şekilde anlatmış Selçuk Baran. Hayatıyla ilgili okuduklarıma dayanarak kendisinin ince bir ruha sahip olduğunu düşünüyorum. Zaten bunu yazdıklarından anlamak da mümkün. Okumaya devam edeceğim kesinlikle.
HaziranSelçuk Baran · Yapı Kredi Yayınları · 2020594 okunma
9/10
·373 syf.··
Beğendi
·
2024 40. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2024 18:11
Serinin üçüncü kitabı olan Mountolive’de, anlatıcımız bir büyükelçi olduğundan tema bireysel eksenden toplumsal eksene kaymış. Dolayısıyla ilk kitaptaki kusursuz şiirsel dil bu kitapta baskın olarak yer almıyor. Fakat İngiltere’nin Mısır üzerindeki etkisini okumak düşündürücü oldu benim açımdan. İskenderiye Dörtlüsü ile haşır neşir oldukça Durrell’a hayranlığım ve saygım daha da artıyor.
MountoliveLawrence Durrell · Can Yayınları · 2022384 okunma
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2024 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2024 14:28
Kitap birbiriyle alakalı tekinsiz ve bir o kadar da sert üç öyküden oluşuyor. Kitabı özetleceyecek olursam; normların dışına çıkan bir kadın, toplumun yapıtaşı olan aile başta olmak üzere toplum tarafından kabul görmemeye başlıyor ve reddediliyor. Bir rüyayla başlayan olaylar ana karakter bakımından gerçekliğin yok olmasıyla sona eriyor. Normalde Uzak Doğu edebiyatıyla aram pek iyi değildir fakat bu kitabı çok sevdim.
VejetaryenHan Kang · April Yayıncılık · 20259,7bin okunma