Rumy

Rumy
@Rumy
47 okur puanı
Temmuz 2017 tarihinde katıldı
Reklam
-Ben bir bibliyoman idim Murat bey. -Bibliyoman?!... -Evet, Türkçesi kitap hastası, kitapsever. Murat'ın yüzündeki endişe yerini rahat bir ifadeye terkeder. -Ne var bunda.Keşke yurdumuzun insanları herkes, sizin gibi kitapsever olsa. -Yoo... O kadar kolay değil.Basit değil... Bakın ben size anlatayım. Bu bir hastalık.Üstelik alanındaki benzerlerine nazaran en hafifi. Şimdi size kısaca tarif edeyim. •Kitapçalarlar vardır.Bunlar normal yollardan kitap sahibi olmak istemez. İlla ki çalacak, ancak o zaman tatmin olur. -Yok ya!... -Evet öyle... •Kitap delileri vardır meselâ. Bunlarda kitap toplama arzusu durdurak bilmez. Kitabı okumak için almazlar, seyretmek, üzerinde yatıp uyumak, okşamak için edinirler. •Bazıları da kitapgizlerdir. Kitabı kilit altında tutar, kimseye göstermez, kıskanırlar. •Kitap düşmanları vardır; kitaptan tiksinir, nefret eder, elini bile süremez. •Sonra kitap yakanlar, kitap yırtanlar, kitapperestler. -Vay be!..Ama bunlar çok afedersiniz, yani bir tür manyak oluyor değil mi? -Elbette. Nasılsa içlerinde ben de varım.
Sayfa 91
Kitap
-Ben okumayı sevmiyorum diyen ciddi bir kalabalık, ciddi bir topluluk var. Okumayı sevmiyorum, on sayfa okuyunca bunalıyorum, uykum geliyor diyor. Kitapla mı iletişim kuramıyor, buradaki sorun ne hocam? -Yapacak bir şey yok, bu bir sorun değil, bu bir itiraf. İnsanlıktan istifa ayıbı... O ihtiyacı duymuyor. Okumaya ihtiyaç duymayan birine ne diyebilirsiniz ki? Ona nasihat kâr etmez. Yani biz niye çok okuduk veya okuyoruz, çok sayılıyor bizim okumalarımız? E ben ıstırap çektim, acısını duydum, hasretini çektim. Çölde susuz kalmışçasına aradım, bulunca da kana kana içtim. O yüzden bu heyecani gençlerimize aktarma isteği var bende; onun için anlatıyorum, kendimi parçalıyorum ama böyle bir arzu yoksa yapacak bir şey de yok.
Sayfa 116
Canımı sıkan laflardan biridir; boş zamanlarımda okuyorum diyor. Abi sen dolu zamanlarında ne yapıyorsun? Bundan daha ciddi, daha dolu ne olabilir? Okumak başlı başına bir iştir, ciddi bir iştir, bir hayat tarzıdır. Kaç kişi dikkate alır, etkilenir de böyle bir yola cesaret eder bilmiyorum ama bir kişi de olsa buna değer derim ben. Olur olmaz işlerde geçirdiğimiz zamanlarımızı şöyle bir hesap etsek... İnsanlar haftada iki defa AVM'ye gidiyor mesela, günde beş saatten on saat orada kalıyor, lüzumsuz bir on saat geçirdiklerinin farkına bile varmıyor. İki de dizi seyrediyorsa dörder saatten sekiz saat... Hepimizin her hafta boşa harcadığı ortalama on sekiz saat var. Haftada on sekiz saatinizi vererek en çok beş sene içinde, üzerinde durduğunuz konu her ne ise, o konunun uzmanı olursunuz.
Sayfa 115
Reklam