Müteferrika'nın matbaanın faaliyete geçtiği 1729 yılıyla faaliyetin durduğu 1743 yılları arasında yalnızca on yedi kitap basabilmesi de şaşırtıcı değildir. Ailesi bu geleneği sürdürmeye çalıştıysa da, matbaanın faaliyetini tümüyle durdurdukları 1797 yılıma dar yalnızca yedi kitap daha basıldı. Osmanlı İmparatorluğu'nun Türkiye'deki merkezi toprakları dışında ise matbaacılık çok daha geride kaldı. Örneğin Mısır'da ilk matbaa ancak, Napoleon Bonaparte'ın başarısızlıkla sonuçlanan ülkeyi ele geçirme girişuminin bir parçası olarak, 1798'de Fransızlar tarafından kurulmuştu. 19. yüzyılın ikinci yarısına kadar Osmanlı İmparatorluğu'nda kitap üretimi, mevcut kitapları elle kopyalayan kâtipler tarafından yapılıyordu. 18. yüzyıl başlarında İstanbul'da seksen bin kâtip olduğu tahmin edilmektedir.
Matbaaya karşı bu direniş okuryazarlık, eğitim ve ekonomik başarı açısından bariz sonuçlar doğurdu. 1800'de İngiltere'deki yetişkin erkeklerin yüzde 60'ı ve kadınların yüzde 40'ıyla kıyaslandığında Osmanlı İmparatorluğu vatandaşlarının yalnızca yüzde 2 ila 3'ü okuma yazma biliyordu. Hollanda ve Almanya'da oku ma yazma oranı çok daha yüksekti. Osmanlı toprakları bu dönemde, yetişkinlerin yalnızca yüzde 20'sinin okuma yazma bildiği Portekiz gibi Avrupa'nın eğitim düzeyi en düşük ülkelerinin de çok gerisinde kalmıştı.