Fakat iki türlü ahlak vardır, dedi; biri küçüğü, görenege kaçan,insanların ahlak dediği şey,durmadan değişen ve yüksek perdeden atıp tutan,saman altından şu yürüten, şurada gördüğümüz budala toplantısı gibi, çıkarcıların ahlakı. Fakat öbürü, ebedi ahlak; etrafımızı saran peyzaj ve bizi aydınlatan mavi gökyüzü gibi, çepeçevre ve yukarda bulunan ahlak...
Dünya gerçekten bu kuşların anlattığı kadar güzel mi? Peki neden kimse bundan hiç bahsetmiyor? Siz mesala, neden daha fazlasını anlatmıyorsunuz? Bütün bunları göremeyeceğimi düşünerek ben üzülmeyeyim diye mi konuşuyorsunuz yoksa? Eğer öyleyse hiç de doğru bir şey yapmıyorsunuz. Kuşların sesini çok iyi duyuyorum ve sanırım bütün söylediklerini de anlıyorum.
Denizi ancak fırtınaları için sever,yeşillikten ancak,harabeler arasına parça parça serpilmiş olursa hoşlanırdı. Ancak bir nevi şahsi kâr çıkarmasına hizmet edebilecek hallere ehemmiyet verirdi....