İyi etki diye bir şey yoktur. Bay Gray bütün etkiler ahlakdışıdır... bilimsel açıdan ahlakdışı.
"Neden? "
"Çünkü bir insanı etkilemek demek, o insana kendi ruhunu vermek demektir. Etkilenen kişi kendi doğal düşünceleriyle düşünemez ya da kendi doğal tutkularının ateşiyle yanamaz. Erdemleri kendisine gerçekmiş gibi gelmez. Günahları -günah diye nir şey varsa- ödünç günahlardır. Bir başkasının müziğinin yankısı haline, kendisi için yazılmamış bir rolü oynayan aktör haline gelir. Hayatın amacı kendini geliştirmektir. İnsanın kendi doğasını etkisiz biçimde geliştirmesi... hepimiz işte bunun için buradayız. Bugünlerde insanlar kendi kendilerinden korkuyorlar. Görevlerin en büyüğünü unuttular, bir insanın kendine karşı görevini. Elbette yardım etmeyi seviyorlar. Yoksulları doyurup dilencileri giydiriyorlar. Ama kendi ruhları aç ve açıkta. Bizim soyumuzda cesaret diye bir şey kalmadı. Belki de hiçbir zaman olmamıştı. Ahlakın temelinde Tanrı korkusu yatıyor ve bizi bu iki korku yönlediriyor.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sıfır Noktasındaki Kadın, hayatınız boyunca okuyabileceğiniz en çarpıcı yaşam öykülerinden biri olabilir. Bellekte bıraktığı izlerin de kolayca silinip gitmeyeceği de aşikar. Akıcı ve edebiyatla süslenmemiş, sade bir dille kaleme alınan eser tek seferde okunabilecek nitelikte. Yazarın usta bir kalem olmadığı ortada ve fakat bu kitapta ön planda olan şey yazım dili ve üslup değil içerik olduğundan yazarın acemiliği görmezden gelinmeli. Kısacası çarpıcı ve okuyucuya bir şeyler katan bir yaşam öyküsü okumak isteyenlere tavsiye ederim. #konu Sıfır Noktasındaki Kadın isimli eserinde yazar, hapishanedeki kadınların psikolojileri üzerine araştırma yaparken bakışlarından ve sessizliğinden çok etkilendiği bir kadın mahkum dikkatini çeker. Gardiyanlardan öğrendiği üzere adı Firdevs’tir. Cinayetten dolayı ölüm cezasına çarptırılmıştır. Zor olsa da Firdevs, yazarın kendisiyle konuşmasını kabul etmesiyle bütün hikaye açığa çıkmıştır.
Agatha Mary Clarissa Miller Christie Mallowan olan Agatha Christie (15 Eylül 1890 – 12 Ocak 1976), İngiliz yazar, polisiye edebiyatın en önemli isimlerinden birisidir. Babası Frederick Alvah Miller, Agatha henüz küçük yaştayken öldü. Annesi tarafından evde eğitilen küçük kız, yalnız bir çocukluk geçirdi. Küçük yaşta öyküler yazmaya başladı. 16 yaşında, şan öğrenimi görmek üzere Paris’e yollandıysa da kısa sürede bundan vazgeçti. Ciddi anlamda ilk edebi denemeleri, duygusal konuları ele alan öyküler oldu. 1914'te pilot albay Archibald Christie ile evlendi ve yeniden Fransa’ya gitti. Dislektik olmasına rağmen öykü, roman okumayı çok seviyordu. Fransa'dayken vakit geçirmek üzere okuduğu dedektif öykülerinin daha iyilerini yazabileceğini düşünerek ilk polis romanı olan The Mysterous Affair at Styles’ı (Styles’daki Esrarengiz Olay) yazdı. Kitap çeşitli yayınevlerince geri çevrildikten sonra 1920’de Bodley Head Yayınevi tarafından kabul edildi. Bu roman, Agatha Christie’nin ilk Hercule Poirot’lu romanıdır. Agatha Christie