13 hikaye 4 masaldan oluşan bir Sabahattin Ali eseridir. Sabahattin Ali bu eserinde hem toplum düzenini hem devlet düzenini eleştirmiş bu eleştirilerin bazı kimselere dokunmasıyla bu kitap bir dönem yasaklanmıştır. Bu kitap Sabahattin Ali'nin yayımladığı son hikaye kitabıdır. Sabahattin Ali yazdıkları sebebiyle çokça kez yargılanmış bir yazardır. Sırça köşk nedeniyle yargılandığı sıralarda artık bu durum canına tak etmiş ve Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş fakat bu yolculuğu bitiremeden öldürülmüştür. Bazı kaynaklarda bunun MİT'in kararı olduğu bazı kaynaklarda katilın hususi hislerinden dolayı yaptığı yazar fakat iki durumda da Sabahattin Ali'nin ölümüne gerekçe olarak yazdıkları gösterilir. İşte ben bu yüzden bu eserin dikkatle okunması, kitaptaki eleştiriler üzerine düşünülmesi gerektiğini düşünüyorum. Eğer ki bir eleştiri insanları bu kadar çok rahatsız ediyorsa o eleştiride mutlaka ama mutlaka doğruluk payı vardır.
Gelelim hikayelere özellikle bahsetmek istediğim 6 hikaye var:
Birincisi, "Katil Osman" bu hikayede toplum tarafından itham edildiği kişiye dönüşen genç bir adam anlatılıyor. Toplumun yanılsamalar onun kötü kabusunun bir ön gösterimi oluyor. Gerçekleşmeyen olaylarda ısrarlı olunduğunda o hikaye bir şekilde o hale evriliyor. Osman kendini bir yanlış anlaşılmanın gerçeğe dönüştüğü yerde buluyor. Bu hikaye "Bu dünya böyledir işte, kimi adam öldürdüğü için katil diye anılır, kimi adı katile çıktı diye adam öldürür." Diye mırıldanan bir mahkumla sona eriyor.
İkincisi, "Bahtiyar Köpek" kitabın arka kapağında bu hikayeden bir alıntı var. ''Niçin hep acı şeyler yazayım? Dostlar, yufka yürekli dostlar bundan hoşlanmıyorlar. 'Hep kötü, sakat şeyleri mi göreceksin?' diyorlar. 'Hep açlardan, çıplaklardan, dertlilerden mi bahsedeceksin? Geceleri gazete