Rüya Derin

Rüya Derin
@RuyaYDerin
10/10
·64 syf.··
2026 14. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 14:38
Eric Emmanuel Schmitt'in Şişmanlamayan Sumocu kitabını çok büyük bir beğeni ile okudum. Öyle nazik, sanatsal ve esprili bir dili var ki, okurken ruhum okşandı. Şu cümleye bir bakın: "Kendi gözlerimle izlemeye başladığım halde, gece ilerlerken gösteriyi bambaşka gözlerle izleyen diğerlerinin gözlerini ödünç aldım. " Romanın en etkileyici bölümlerinden biri ise Cun’un annesinin okuma yazma bilmeden nesneler aracılığıyla yazdığı mektuplardı. Bu bölümler, dilin yalnızca sözcüklerden ibaret olmadığını; sevginin, aidiyetin ve özlemin bazen bir nesnenin sessizliğinde bile aktarılabileceğini gösteriyordu. Yazar burada modern insanın unuttuğu sezgisel ve duygusal iletişim biçimlerini hatırlatmış bizlere. Ben şiir okuduğumda kısacık bir yazıya dünyalar üstü düşünceleri sığdıran şairlere hayran kalırım. Eric Emmanuel Schmitt bana bu romanında aynı hissi verdi. Kitap sadece 64 sayfa ama bazen öyle bir an geliyor ki bir sayfa okuyup saatlerce düşünmek istiyorsunuz. Roman boyunca kullanılan zarif mizah, incelikli anlatım ve şiirsel üslup, metni sıradan bir “kişisel dönüşüm hikâyesi” olmaktan çıkarıp neredeyse felsefi bir deneyime dönüştürüyor. Ailemiz ve köklerimiz ile olan bağımızın bugünümüzü ve geleceğimizi, kendimize olan inancımızı ne kadar etkilediğinin bir kanıtı daha oldu bu roman. Hayata dair düşündüren, sorgulatan bir metindi.
Şişmanlayamayan SumocuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20121,088 okunma
Reklam
Puan vermedi·190 syf.··
2026 13. kitabı
Üç Yanlış Üç Ceset; Sherlock Holmes'tan sonra okuduğum ikinci polisiye romandı. Bu türü bir kez daha sevemedim Bence romanda karakterler olması gerekenden çok fazlaydı. Çoğu karakter olay örgüsüne pek bir katkı sağlamadan sadece kafa karışıklığı yaratmak amacıyla oradaydı sanki. Mr. Poirot'un olayı aydınlatmak üzere yaptığı bazı tahminler ise beni hiç tatmin etmedi. Altını dolduracak delil sunmadan bir falcı edasıyla tahminler yaptı. (Bayan Nicoletis ile ilgili son tahmini mesela) Morfine erişim ve onu kullanan kişinin izlediği yollar iyi kurgulanmıştı. Bir tahmin gözümde canlandı ardından bunun yersiz olduğu ortaya çıktı. Bu kısımları okurken keyif aldım. Bunun dışında katile ulaşma kısmının kurgusundan hoşlanmadım.
Üç Yanlış Üç CesetAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20183,730 okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2026 10. kitabı
Kitap içinde bazı bilim kurgu olaylar içeriyor fakat genele bakınca türü bilim kurgu değil. Böyle olunca da okurken nereden bakacağımı bilemediğim anlar oldu. Anthony Walsh karakterinin durumu haricinde gerçek dışı bir sahne yoktu hikayede. Sadece bu durumu da akışa pek yakıştıramadım. Onun haricinde, bir babanın kızının hayatında bir ömür boyu neredeyse hiç olmayışını bir haftalık bir telafi sürecinde okuyucuya sempatik gösterme durumunu da sevmedim. Kızının hayatı için en kritik anlarda seçim hakkını elinde tuttuğu olayları en sonunda daha iyimser bir bakışla yorumlar olduk. Bir ömür yaşanmamışlıklarla dolduktan sonra bir haftalık telafi çabası (ki yalanlarla dolu bir hafta) bana yersiz geldi. Hikâyenin nasıl sonuçlanacağını öğrenme isteği okuma motivasyonumu sürdürdü. Ancak genel olarak bakıldığında, kurgu tercihleri ve duygusal çözümlemelerin beni yeterince ikna etmemesi nedeniyle kitapla güçlü bir bağ kuramadım.
Birbirimize Söyleyemediğimiz Onca ŞeyMarc Levy · Can Yayınları · 20181,209 okunma
Çokça 'spoiler' içeren bir inceleme oldu :)
7/10
·188 syf.··
2026 8. kitabı
Laetitia Colombani’nin Saç Örgüsü romanını okudum ve genel olarak bende olumlu bir izlenim bıraktı. Öncelikle kitabın akıcı ve merak duygusunu sürekli canlı tutan bir yapısı var. Üç farklı coğrafyada
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,3bin okunma
Olaylar etkileyiciydi ama kitabın türü benlik değilmiş.
4/10
·272 syf.··
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 13:11
Baskerville’lerin Köpeği okuduğum ilk polisiye romandı. İyi bir kurguya sahip olsa da benim için edebî açıdan doyurucu bir eser olmadı. Hikâyeyi merak ederek okudum, fakat okuma sürecinin kendisinden estetik bir haz alamadım. Roman bittiğinde zihnimde kalan şey dilin güzelliği ya da çarpıcı bir sahne değil, yalnızca çözülmüş bir bilmece hissi oldu. Hızlı bir olay akışı vardı ve bu hızda karakterlerin işlenmesi ve derinliği yetersiz kalıyordu. Bu nedenle karakterlerle bağ kurmak ya da mekânın ruhunu içimde canlandırmak yerine, olayların kronolojik akışını izleyen bir gözlemci konumunda kaldım. Polisiye severler için sürükleyici bir klasik olabilir; ancak dili ve anlatımıyla derin bir edebî deneyim arayan okurlar için beklentiyi tam karşılamayabilir.
Sherlock Holmes - Baskerville'lerin KöpeğiArthur Conan Doyle · Ren Yayınları · 201811,4bin okunma
Reklam
Reklam