Amfi 318 Amfi 318, Jane Austen’ın Gurur ve Önyargı eserinin modern bir versiyonu gibiydi. Darcy ve Elizabeth, gurur ve önyargı ile şekillenen bir ilişkiyi keşfederken, benzer bir tema Amfi 318’de Alper ve Evin arasında görülüyor.
Darcy’nin yağmurlu bir günde Elizabeth’e açılıp reddedildiği o sahne, Alper’in Evin’e karşı hissettiği karmaşık duyguları yansıtıyor. Alper, aynı amfide ders gördüğü Evin’e açılmak için cesaret toplamaya çalışır ancak içindeki sorular ve tereddütler onu durdurur. Darcy’nin Elizabeth’e olan aşkını gururu yüzünden ifade edememesi gibi, Alper de gurur ve çekinceleriyle mücadele eder. Evin de Alper’in kendisine karşı ne hissettiğini anlayamıyor.
Kitapta Alper’in aklından geçen bir düşünceye katılıyorum: Yaşadıklarımız bir döngü gibi... Filmlerde gördüklerimize veya yazarların anlattığı hikayelere ne kadar çok benziyor. Yüzyıllar önce yaşanmış olanlar sanki bizimle devam ediyor gibi. Gurur, kibir, önyargı... Bu duygular Alper ve Evin’i bir arada tutan ama aynı zamanda ayıran unsurlar. Sonunda Alper ve Evin'in bu duygularla yüzleşip yüzleşemeyeceklerini kitabı bitirdiğinizde anlayacaksınız.
Kitaplar bizi kendimize döndürüp sorgulatmıyorsa onları okumamızın bir anlamı yok zaten
Her kitap bizi dönüştürmeli
Geliştirmeli
Fikir dünyamızı genişletmeli
Bir kitaptan başka kitaba
Sonra diğerine geçirtmeli
Kitap okuyan insan yaralıdır
Mutlaka bir yarası vardır
Her şeye sahip olan insan ya da hiç kusuru olmadığını sanan NPC yaşayan insanlar kitap okumaz arkadaşlar
Jung un dediği gibi en şifacı ruh en yaralı olandır. Zeynep Erdun
“Günceler onun kitaplardan sonra en iyi arkadaşıydı. Yazmak, okumak kadar iyi geliyordu. Ruhunda milyonlarca kırık cam parçası vardı. O yazdıkça her kelime bir cam parçasını söküp atıyor ve ruhunu özgürleştiriyordu.”