Ruža

Ruža
Psikolog, okur, fotoğraf çeker, dans eder
“Sevgi bir çiçekse, saygı onu koruyan saksıdır. Çiçek solmaya başlamışsa dikkat edin, saksı mutlaka çatlamıştır.” - Erich Fromm
Reklam
Bunca Acıya, Yokluğa, Yoksunlluğa Karşın
Akdeniz yöresine yepyeni bir kıta gözüyle bakılıyor çağımızda. Yaşadığı iklimin, kişiyi, kişinin oluşturduğu toplumu nasıl etkilediği, biçimlendirdiği ve bilimsel bir gerçek olduğuna göre, biz nasılız ? Doğrusu bir yanımızla az biraz Avrupalıyız, Balkanlı yani dağlıyız. Osmanlı Imparatorluğu'nun görkemini ve çöküşünü yaşamış bir ulus kimliğiyle, coşkun ve hüzünlü oluşumuz buna bağlanabilir belki. Saçma sapan şarkılara ağlarız da sözgelimi, acının doruğunu yaşarken bir kahkaha savurduğumuz olur. Aydınlar olarak minibus şarkılarına öfkeleniriz, Avrupalı gözüyle onları eleştiririz, derken bakarız bir gün bir tanesini keyifle mırıldanıyoruz. Öfkelerimiz, parlamalarımız geçicidir bizim, oysa "aşk'tan, "aşık olma isteği"nden vazgeçmeyiz kolay kolay. Geçici, sıradan bir aşk uğruna, bir Batılı'nın "serüven" diye tanımladığı bir ilişki uğruna yaşamını gözden çıkaranların yurdudur yurdumuz. Ever, Balkanlı yanımızdan dayanıklılığı, coşkuyu devralmışız, ne var ki Ortadoğuluyuz aynı zamanda. Yıllardır barut fıçısına dönmüş bir bölgede, Batı'nın türlü hesaplarla parmağında oynatmaya çalıştığı bir yörede yaşıyoruz, Kuşkucuyuz elbet, tetikteyiz hep. Kim bilir belki de Devlet Baba'ya bu yüzden güvenmek gereksinimi duyuyoruzdur; onun isteklerine uyuyoruzdur yakınmadan, bunlar karşılığında bizi korumasını istiyoruzdur yalnızca.
Sayfa 118·Kitabı okudu
Edebiyat
Yüzüme baktım bir hikâyeye girizgâh bulabilmek için..
Mutlu edemediğimiz insanların mutlu olduklarını görüyoruz ve buna dayanamıyoruz.
Edebiyat