Rüveyda

Rüveyda
@Rvyd_
Allah, her ne zaman "Ey iman edenler!" diyorsa ya sana fayda sağlayacak bir şeyi emrediyordur, ya sana zararı olan bir şeyi yasaklıyordur yahut da sana hayatî öneme sahip bir bilgi veriyordur. Soner Duman
Din
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Doğu Batı ikilemi
9/10
·136 syf.··
2021 28. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2021 00:05
Kitaba, sosyal bir roman diyebiliriz.Mini mini 136 sayfacık bi roman.Dili sade,anlaşılır.Her yaş rahatlıkla okuyabilir. Anlatımda sadece konuşmalara tırnak kullanılmamış buna ilk defa denk geldim ama sırıtmadı.Gayet dediğim gibi okuması basit.Tek sorun iki ana konu arasındaki geçişler. Kitap, aslında iki ana karakterden ve bu iki ana karakterin birbirinden bağımsız iki hikayesinden oluşuyor.Birinci kahramanız:Gül Yetiştiren Adam, kitabın adı da bu yaşlı amcamızdan geliyor.Milli mücadeleye katılmış olan bu adam, kendi halinde bir derviştir.Toplumun gittikçe yozlaştığını düşünür.Gül yetiştirme işinin nedeni de bu durumdur.Bu inziva onu 50 yıl hiç çıkmayacağı evinde yalnız başına kor.Milli mücadeleyi boşuna yaptığını düşünür, verdiği vatana şehitleri düşünür ve kendince bu uzun seneler boyunca bir sorgulama ve protesto olduğunu düşünür bu yaptıklarının.50 yıl sonra torunun ısrarı ile sokağa çıkar ve bu çıktığındaki analizleri sizin çok hoşunuza gidecektir.Sonunu okuyacaklara bırakıyorum bu hikayeyi. İkinci ana karakterimizde biraz önceki hikayeden bağımsız olan Sitare dir.Sitare günümüzde moda olan zengin koca alayım bugünümü ve yarınımı kurtarayım kafasında bir kişidir.Kendinden yaşça çok büyük ve hasta bi kocası vardır.Kendi de dahil hiç kimseyi düşünmez.Sürekli evlendiği kişiyi aldatan, hayattan sıkılmış, parayla insanları satın alabileceğine inanan,huzuru olmayan, alkolik,kumar düşkünü,emek vermeden kazanılan parayı kullanamama sorunu,psikolojik sorunları olan ve toplumun kısaca dejenere olmuş bir örneğidir.Ne kadar tanıdık geliyor değil mi bu model? Sitare ler günümüzde çoğaldı malumunuz. Kapıların ardında mutlu olduğunu düşündüğümüz, lüks, şatafatlı o hayat. Ama ne yazık ki umulduğu gibi değil işte. Çünkü kimse kimsenin iç dünyasını göremiyor. Bu hikayeden çok
Edebiyat
Gül Yetiştiren AdamRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 202121,6bin okunma
10/10
·148 syf.··
2017 46. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2017 16:09
( Spoiler içerir ! ) Rasim Özdenören’in ilk ve son romanıymış bu eser. Bünyesinde iki hikayeyi birden barındırıyor. Birincisi; kurtuluş savaşından sonra bir çok arkadaşını kaybetmiş olmanın verdiği hüzünle ve verdikleri mücadelenin bir hiç uğruna olduğunu gördükçe, protesto olarak 50 yıl boyunca evine kapanıp gül yetiştiren adamın hikayesi; ikincisi kaybolmuş, kendi kültür ve medeniyetlerinden tamamen kopmuş, yozlaşmış yeni nesili; ‘’Sitare, Yavuz, Çarli ...’’ ve diğerlerini. Eser, metropollerde sabahlara kadar sönmeyen ışıklar, bankalar ve otellerin hızla her caddeyi istila etmesinin ardından doğu ve batı arasında sıkışmış adeta prangalanmış olan zihinleri gözler önüne seriyor. Modernitenin kıskacına sıkışmış insanların iç hallerini bize gösteriyor; harcıyorlar, oynuyorlar, geziyorlar fakat doyuma bir türlü ulaşamıyorlar,bir türlü mutmain olamıyorlar. Bu hikaye dede ile torunun arasında ki o derin uçurumu anlatıyor. Psikolojik dürtüleri, sosyal süreçleri göz önüne seriyor. Kitapta yaşlı adamın sorduğu ‘’Sizler nasrani misiniz? Yoksa mecusi misiniz? Hangi millettensiniz?’’ soruları beni dehşete düşürdü. Birde, ‘’Savaşarak neyi ortadan kaldırmak istemişlerse, savaştan sonra o gelmişti. ‘’ cümlesi geçiyor , zaten hep böyle olmamış mıydı?! Bu pasaj bana 28 şubatı hatırlattı; o yerlerde sürünen, derslerden kovulup okula alınmayan, bu uğurda mücadele veren ‘’başörtüsü bez parçası değil ayettir’’ sloganı atan ablaları... İsmet özel’in dediği gibi, neyi kaybettiğini hatırla, hatırlayalım..
Gül Yetiştiren AdamRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 202121,6bin okunma
#orkid #kadinmibayanmi
Yine saçma sapan bir zihinle hayatını idame ettiren bir adam daha.Bu günde fazlasıyla utandık.Çünkü dediğim gibi bu zihinler bitmez.Bitmeyecek.Umutsuzluk insanların yaşam biçimi oldu.Metroya binince insanların jest ve mimiklerine bakıyorum.Son 3 senedir yaklaşık mutlu insanların sayısı kendi basit analizime göre azalmaya başladı.Özellikle gençlerimizi 20 yaş civarını diyeyim kısaca hiç mutlu göremiyorum.Bu beni geleceğimiz açısından üzüyor.Neyse konumuza geçeyim.19 yaşında kendi ekmeğinde olan özel bir üniversitede tam burslu bir şekilde Bilgisayar mühendisliği okuyan bir erkek kardeşimiz, Bim de anne babasına destek ve yurt parasını çıkarmak amaçlı kasiyerlik yapıyor.Daha sonra kasiyerler bildiğiniz üzere spot ürünlerini yani indirimdeki ürünleri alışveriş yapan müşteriye söylüyorlar bu kardeşimizde bir adamın eşine söylüyor.Ama adam indirimdeki ürünlerin içindeki Orkid kelimesini duyunca rahatsız oluyor.Sen bir bayana Orkid diyemezsin diyor.Kasiyer kardeşimizde "Bayan değil, Kadın denilir." diyor.Bunun ardından ha bayan, ha kadın diyerek küfür ve fiziksel şiddetle kasiyere tokat atıyor ve müşteriyi ayırıyorlar.Kasiyer polise gidip şikayet ediyor.Şimdi olayda iki kısım var. 1.si kadın, bayan konusu.Cinsiyetler ana tabloda kadın ve erkek olarak ayrılır.Bu doğru.Bay ve bayan ise cinsiyet belirtmeye gerek duyulmadığında hitap şekli olarak kullanılır.Bay, Bayan WC gibi.Kız diye mesela bir cinsiyet yoktur.Evlenmeyen kişilere, yada küçük yaştakilere kız deniliyor.Tıp dilinde ise Dişi ve Erkek var.Ama bence en güzeli Hanımefendi.Şimdi bu konu basittir baktığınızda.Namussal olarak kullanım açısından bakıldığından yanlış anlamaya müsait bir konudur bu kullanıma dikkat etmek etik olarak doğrudur.Kısaca Kadın ve Hanımefendi en güzelidir.Etik, protokol eğitimini bilen kişiler bu
1000Kitap
Çok zaman kaybettim. Çok zaman ve biraz da ümit. Yaşamak bu galiba. Cemil Meriç
Edebiyat