Dedim:artık bilgiden yana eksiğim yok;
Şu dünyanın sırrına ermişim az çok.
Derken aklım geldi başıma, bir de baktım:
Ömrüm gelip geçmiş, hiçbir şey bildiğim yok.
Ömer Hayyam
“Ağlatır beni dünya ehlinin acımasızlığı,bu fani alem için beklentiye giren kalbime de kızgınım” diye. Bu kitabı özetleyen bir kesit daha bulmanın mutluluğu var içimde..Ayşe Kulin’in yanlış hatırlamıyorsam okuduğum üçüncü eseri olacak. Seri şeklinde yıllara bölünmüş kitaplarının ilki olan Veda’da Osmanlı Devleti’nin çöküşünün bir devlet mensubu ailenin evinde nasıl algılandığı, yaşantılarını nasıl değiştirği üzerine duruluyor. Detaylı karakter analizi yapmaktan ziyade sıkılmadan okuyabileceğiniz bir kitap. Bir de gerçek yaşantılardan izler taşıyan biyografik tarza yaklaşması bakış açısınızı olumlu yönde etkileyeceği kanaatindeyim.
Keyifli okumalar.
Bu zamana kadar okuduğum yapıtlardan oldukça farklı bir eserle geldim bugün. Kütüphane raflarında gelip gidip bir gün okuyacağım diyerek erteliyordum hep. Konusu itibariyle fantastik bir tür olması sebebiyle hep uzak durdum. Zira fantastik türlerde okumalar yapmayı pek sevmediğimi düşünüyorum. Dorian Gray'in Portresi gibi bir kitap beklentisiyle okudum hep. Öncelikle yazarın bu eseri kaleme aldığı yıla bakılırsa üst düzey bir işçilik çıkardığını söylemek lazım. O nasıl bir anlatım üslubudur? Kitap mektup mektup ayrılırken bir sonraki sayfaya dolayısıyla bir sonraki bölüme geçme isteği uyandırıyor hep. Bu kadar hızlı bitirmemdeki en büyük motivasyon bu. Fakat bir okur olarak kitap boyunca adı konacak kadar baş karakter olan Dracula ile sahnelerin sadece başta biraz ortada ve sonda hiç olmayışı bir tık üzdü beni. Madem kitap bölüm bölüm onu alt etmeye uğraşanların günlükleri ile dolu, birkaç bölüm de Dracula’nın kendi dünyasındaki kişileriyle sohbetlerine tanık olsaydık, kötülüğünü kendi ağzından duysaydık. Belki o zaman çok daha farklı bir boyutta olacaktı benim için. En sonunu ise daha görkemli, mücadeleli ve gürültülü bekliyordum. O da olmadı. Başlarken elimden düşürmediğim kitap sonlara doğru nasıl ya dedirtti bana. Bir bütün olarak değerlendirdiğimizde ise hakkını veren İngiliz edebiyatında başarılı bir korku yapıtı… Bram StokerDracula
Yaşamlarında hiçbir korku,hiçbir dehşet olmayan bazı insanlar ne kadar mutlu; uykunun her gece bir nimet gibi geldiği ve tatlı rüyalardan başka bir şey getirmediği insanlar.