Servet AŞCIOĞLU

Servet AŞCIOĞLU
@SASCIOGLU
Lütfen unvan,aidiyet ve cinsiyetinizi girişte bırakınız.
İsrailoğulları zamanında Şam'ın durumu da böyleydi. Şam'da Filistin ve Kenan kabilelerinden İso (Esau) oğulları, Medyen, Lut oğulları, Yunan, Amelika, Eğrikeş ve Nabtlar kabileleri vardı. Musul ve Cezire (Mezopotamya) taraflarında asabiyet bakımından çeşit çeşit bu gibi sayılamayacak kadar çok kavimler yaşarlardı. Bundan dolayı İsrailoğullarına orada devlet kurmak zor geldi; defalarca devletleri yıkıldı, bu ihtilâf İsrailoğullarının kendilerine de sirayet etti. Onlar kendileri de hükümdarlarına isyan ettiler. İsrailoğulları Şam'da hiçbir zaman sağlam bir devlet kuramadılar. Evvelâ Farslar, sonradan Yunan ve Romalılar yurtlarını ele geçirdiler, yurtlarından sürülerek her tarafa dağılıncaya kadar bu hâl devam etmiştir. Allah kendi işinde galip olandır.
İlgi Kültür Sanat·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum
Reklam
(Birçok kabile ve asabiyetin yaşadığı memleketlerde kuvvetli ve istikrarlı bir devletin kurulduğunun az görüldüğüne dair) Bunun sebebi arzuların çeşitli olmasıdır. Her asabiyetin kendisine mahsus dileği vardır. Her millet kendi arzuladıklarını yerine getirtmek isteyerek diğerlerinin taleplerine karşı kor, bu suretle devlete karşı isyan ve ihtilâller, hiçbir zaman eksik olmaz. Çünkü bu devletin idaresi altında bulunan her asabiyet kendisini diğer asabiyetlerden daha kuvvetli sayar.
İlgi Kültür Sanat·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum
(Dinî davetin, devletin aslındaki asabiyet kuvvetine güç katacağına dair) Dine davetin asabiyet sahibi olanlar arasındaki yarışmaları ve birbirlerini kıskanmaları sona erdirir. Hepsi de hak ve hakikat etrafında toplanırlar; din, onları maslahat ve menfaatlerinde basiretle düşünmeye sevk eder, hedefleri bir ve hepsi için eşit bir derecede olduğu için maksatlarına ulaşmalarını kimse engelleyemez; çünkü, bunlar bu amaca varmak için ölümü göze almışlardır. Üzerlerine yürüdükleri devletin askeri ve taraftarları, sayı bakımından bunlardan kat kat çok olduğu takdirde dahi, hakkın üstünlüğü için savaşanlar onları yenilgiye uğratırlar. Çünkü yanlış bir yolda olduklarından onların arzuları çeşitlidir ve ölümden sakındıkları için onlar arkadaşlarını bırakarak savaş meydanından kaçarlar, sayı itibarıyla çok olduklarında dahi, yukarıda anlattığımız gibi, lezzet ve nimetler içine daldıklarından dolayı çabuk yok olup giderler.
İlgi Kültür Sanat·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum
Allah Resûlüne hitap ederek: "Onların kalplerini kaynaştıran Allah'tır. Yeryüzündeki her şeyi harcamış olsaydın, yine de kalplerini birbirine ülfet ettirmezdin." (Enfâl, 8/63) buyurmuştur. Bunun sırrı ve hikmeti şudur: Kalpler bâtıl olan arzulara ve dünyayı sevmeye çağrılırsa, insanlar arasında birbiriyle çekişerek yarışma ve bunun bir sonucu olarak da aralarında anlaşmazlık başgösterir. Kalpler hakikate döner, dünya ve bâtılı bırakır, Allah'ı razı etmek yoluna girerlerse, onlar hedeflerinde birleşirler, bu sayede çekişerek yarışmalar sona erer, anlaşmazlıklar azalır, birbirine yardım etmeye başlarlar, hüküm daireleri genişler. Yüce ve her eksiklikten uzak olan Allah irade ederse, aşağıda anlatacağımız gibi devlet büyür ve kuvvet kazanır. Muvaffakıyet O'nun sayesindedir. O'ndan başka Rab yoktur.
İlgi Kültür Sanat·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum
Devlet başkanlığı, belli bir düzen üzere bir soyda kalıp, hükümdarlık nesiller boyu birinden öbürüne geçtikten sonra, insanlar o devletin ilk hâlini unuturlar. Hükümdarlık o sülâleden gelenlerin tabiî olan hakkı şeklini alır ve onlara boyun eğmenin dinî bir vazife olduğu bir inanç hâline gelir? Kalplerde bu inanç yerleştikten sonra, insanlar inançları koruyarak savaştıkları gibi, onların düşmanlarıyla savaşırlar. Sonra kuvvetli bir asabiyete muhtaç olmazlar, bu sülâleye itaat artık Allah'ın kitabına inanmak gibi değişmez bir inanç olmuştur. İşte bundan dolayı kelâm ilmine dair eserlerin son taraflarına, imamet meselesi iman akidelerinden olarak eklenmiştir. Güya imamet imanın şartlarından biridir.
İlgi Kültür Sanat·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum
Reklam