Sapere Aude

Kendilerinin olan tek sözcük yok dillerinde. Öyle çok konuşuyorlar ki... Bir söz insanın neresinde doğar dersiniz? Dilinden mi, yüreğinden mi, aklından mı ? Ve kaç kapıdan geçip yerini bulur bir başka insanda. Yerini bulur mu gerçekten ?
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanlığın günahları yüzünden, dünya, içine işleyip onu aşağı çeken uçurumun kıyısında asılı kalmış.
Gençler artık hiçbir şey öğrenmek istemiyorlar, bilim geriliyor, tüm dünya tepetaklak olmuş, körler körleri yönetiyor ve onları uçuruma sürüklüyorlar, kuşlar daha uçmayı öğrenemeden yuvadan ayrılıyor, eşekler çalıyor, öküzler oynuyor.
Sayfa 39·Kitabı okudu
8/10
·222 syf.··
Beğendi
·
2020 6. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2020 16:55
Kitaplığımda kaçamak bakışlar atıp, son romanını okumayı geciktirme girişimlerime yenik düşüp okumuş bulunmaktayım kendisini. Veda yazısını kendime borç bilerek incelememi bir tık uzun yazmayı kendime hak görüyorum ve başlıyorum :) Toplumcu gerçekçiliğin izlerini taşıdığı romanında Sabahattin Ali okuyucuya Yusuf'u, kahraman özelliklere sahip ancak bu cesur karakterin çevresini sarmış; içsel çatışmalarla, Muazzez'e olan yer yer çekimser aşkıyla ve köy hayatının baskısal yapısıyla başetmeye çalışan bir karakter olarak yansıtmış. Sayfalar ilerledikçe, Yusuf büyüdükçe yalnızlığı hep gözünüzün önüne geliyor. O kadar yalnız ki taşıdığı soyut yükleri sırtından almak istiyor insan. Bana hep İçimizdeki Şeytan romanındaki Ömer karakterini anımsattı. Özellikle ikisinin de bulunduğu konumlardan rahatsız hissetmesi, birbirinin aynı geçen günlerin onlarda voroluşsal sorular sordurtması bakımından çok benzerlerdi. Bu düşünceyi iki alıntıyla somutlaştırırsam : İçimizdeki Şeytan "İnsan dünyaya sadece yemek içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı. Daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı." Kuyucaklı Yusuf " Hayat bu derece manasız ve insan dünyaya boş durmak için gelmiş olamazdı." Bu incelemeyi Sabahattin Ali'nin aşk tasvirlerine değinerek bitirmek istiyorum. Tam bir "Aşkı Konuşturan Adam" kendisi. Sevginin içinde varolan ama elle tutulamayan, sessiz sessiz gezinen ama duyulamayan o duyguları o kadar güzel anlatıyor ki. Saliselik birbirine çarpan iki bakıştan kaç sayfalık cümleler dökülüyor ağzından. Aliye ne şanslı kadın diyor insan. Çünkü aşkı böylesine güzel anlatan adamın, sevgisini gerçek hayatta hissettirmediğine kim inanır...
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,8bin okunma