Insanlar hayat boyu biri ile yan yana yürür. Ama herkes kendi sessizliği içine gömülmüştür. Bir şey dese de, birinden ötekine hiçbir şey aktarmayan sözlerden öteye geçmez. Ta ki tehlike anına gelene dek! İşte o vakit herkes birbirine can olur? birden aynı topluluğa ait olunduğu farkedilir. Başkalarının da olduğunu bilmek insanı rahatlatır, yüzlere gülümseme kondurur. İnsan daha yeni bırakılmış, denizin enginliği karşısında ağzı açık kalan bir hükümlüye döner.
Zafer ya da yenilgi... Aslında hiçbir anlamı yok bu sözcüklerin. Hayat aslında içine alıp eritmiş bu tümceleri, birbirine karıştırmış ve aynı sahneye salmış, sonra da ortaya çıkardıkları oyunu birlikte izlemeye başlamış.
Istediğimiz şey sonsuza kadar yaşamak değil, sadece eylemlerin ve nesnelerin birden anlamını kaybettiğini görmek istemiyoruz. Bizi saran boşluk o zaman gözle görünür oluyor.