Ey insanlar! Sülbünüzde taşıdığınız evraklarınızdan utanın. Onlar sizden hesap soracak. 'neden bizi çirkin heveslerinizle kirlettiniz' diyecekler. Hayatın helalini, düzgün ve uygun olanını yaşayın ki sizden gelecek nesiller hırçın ve hastalıklı olmasın; ruhları dingin, yüzleri aydın, kalpleri huzurla pirüpak olsun. Üzerinizde taşıdığınız nesillerin şifrelerini ve kalıplarını kirletmeyin. Evlatlarınızın gözlerine günahlarınızla mil çekmeyin. Yaptıklarınız, sattıklarınız bir gün önünüze serilecek ve bu işte yorulan, çok acı çeken yine sizler olacaksınız.
Basit bir sarmaşık gibi önüne gelen her cisme sarılmamalı insan. Ruhunu dolandırmamalı. Asırlarca ayakta kalıp dal budak salan Bir çınar olmalı. Ruhundaki çocukları kör ve çaresiz bırakmamalı. Her çocuk bir çığlıktır ruhumda; kimi arzu, kimi istek, kimi heves. O çocukları besledikçe sakinleştiğini görür insan. Aç bırakınca da ruh sağa sola saldırır. Kalp sızlar, akıl acı çeker. Hayat, bin pareye dönmüş pencerelerden kırık ve sönük gözükür.