٩٧. («فَضَحِكَ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَأَصْحَابُهُ مِنْهُ حَوْلًا)).
97. "Nebiyy-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem ve ashâbı bu olayı hatırladıkça bir yıl boyunca güldüler."200
Bu hadis-i şerîfi müminlerin annesi Ümmü Seleme radıyallahu anhâ rivâyet etmiştir.
Hz. Ebû Bekir, Resûl-i Ekrem'in vefatından bir yıl önce, ticaret yapmak için Suriye'nin Busrâ şehrine gitmişti. Kendisine yardım etmeleri için sahâbeden Nuaymân ile Süveybıt ibni Harmele'yi de götürmüştü.
Her üçü de Bedir savaşına katılmış güzel insanlardı.
Süveybıt'ın görevi yemek işlerini idare etmekti.
Bir ara Nuaymân, Süveybıt'ın yanına gelerek: "Acıktım, karnımı doyur!" dedi.
Süveybıt: "Ebû Bekir gelsin de öyle" dedi.
Nuaymân, Süveybıt'a: "Ben sana gösteririm!" diyerek yanından ayrıldı.
Nuaymân şakacı ve insanları çok güldüren biriydi. Doğruca hayvan ticareti yapan adamların yanına gitti ve onlara:
"Benim güçlü kuvvetli bir Arap kölem var.
Onu satmak istiyorum, alır mısınız? Ancak onun bir kusuru var: Çok konuşkandır. Size 'Ben hürüm' diyebilir.
Eğer bu özünden dolayı onu almaktan vazgeçecekseniz şimdiden vazgeçin ve kölemle aramı bozmayın" dedi.
Adamlar: "Önemli değil, onu senden on deve karşılığında satın alırız" dediler.
Nuaymân develeri götürürken adamlara Süveybıt'ı gösterdi: "İşte kölem budur; onu götürebilirsiniz" dedi.
Adamlar Süveybıt'ın yanına gittiler:
"Seni satın aldık, bizimle gel!" dediler.