“İğrenç!", "Öh!", "Leş gibi kokuyor!", "Bu da ne böyle?!"
Bunlar daha önce yemek masasında hepimizin duyduğu ifadelerdir. Ebû Hureyre, yukarıdaki ifadeleri kullananların terk ettikleri bir sünneti şöyle anlatıyor:
"Resûlullah (sav)'i herhangi bir yemeği ayıplarken hiç görmedim. İştah duyduğunda yer, iştahı olmadığında ise sessiz kalırdı."2
Nitekim Nebi (sav) ve Hâlid bin Velîd bir zamanlar Peygamberimiz (sav)'in eşi Meymûne'nin evine girmiş ve onlara
kızarmış, uzun kuyruklu bir kertenkele takdim edilmişti. Peygamberimiz (sav) ondan yemek için uzandığı sırada kadınlardan bir kısmı, "Ne yiyeceğini Peygamberimize haber ver!" dedi. Sonrasında Peygamberimize, "Bu bir kertenkele" dediler. Bunu duyunca Resûlullah (sav) hemen elini yemeğin üzerinden kaldırdı.
Bunu gören Hâlid, "Ey Allah'ın Resûlü, bu haram mı?" diye sordu. Nebi (sav)' in cevabı son derece nazik ve kelime seçimi dikkatliydi. Dedi ki: "Hayır fakat bizim bölgede olmadığı için ondan pek hoşlanmıyorum."
Yeşil ışığı alan Hâlid şöyle dedi: "Kertenkeleyi aldım ve Resûlullah (sav) bana bakarken onu çiğnemeye başladım."3
Bazı yiyecek ve içecekler damak zevkimize pek uygun olmasa bile, kesinlikle başka birinin damak zevkine uyuyordur. Bu nedenle bütün yiyecek ve içecekler acımasız bir alayı değil, Allah'a büyük bir şükrü hak ederler.
Bu hadis aynı zamanda, sevmediğimiz şeyleri zorla yememizin aksine, kişinin sevmediği yiyecekleri kibarca geri çevirmesinde bir sorun olmadığını ve bunu yapmanın da utangaçlık olmayacağını gösteriyor.
Bir sonraki öğünden başlayarak bu kılavuzu gözünüzün önüne getirin.
2. Buhârî ve Müslim
3. Buhârî