Şeyma Serçe

Şeyma Serçe
Edebiyattan daha soylu bir vakit geçirme, daha oyalayıcı eşlik, daha nefis trans var mıdır?
"İradeleri sıfırlanmış, geleceğe doğru gelişme yeteneklerini yitirmiş bu insanlar, herhangi bir sarsıntı onları alıştıkları yerden koparıp başka bir yere attığında, hiçbir şey yapamıyor ve dağdan kopan bir kaya gibi yuvarlanıp gidiyorlardı. Köhnemiş, ömrünü tamamlamış gerçeklikler mezarlığındaki postlarına; geçmişe değgin anılarına, zulme ve acı çekmeye duydukları hastalıklı tutkularına ölümcül bir şekilde bağlanmış bu insanların hayatlarından zulmü, acıyı çekip aldığınız zaman, geriye hiçbir şey kalmamışçasına boşalıp hafifliyorlar ve güneşli bir günün bulutları gibi belli belirsiz bir esintiyle gökyüzünde yok olup gidiyorlardı."
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Şöyle düşünüyorum : Bak şu saman yığınının yanında uzanmış yatıyorum... İşgal ettiğim yer öylesine küçücük, evrende bulunmadığım ve umurunda bile olmadığım alanın yanında öylesine ufacık, yok sayılacak kadar küçük ki...ve yaşayacağım zaman dilimi benim bulunmadığım ve bulunmayacağım sonsuz zamanın yanında öylesine az ki... Oysa bu atomun, bu matematiksel noktanın içinde kan dolaşıyor, bir beyin çalışıyor, birtakım istekleri var... Ne kepazelik! Ne saçmalık!
Nasıl da iğdiş etmişler ağaç seni, Nasıl da tuhaf duruşun, nasıl garip! Nasıl da çekmişsin binbir çile, Kalana kadar içinde safi inat ve irade! Ben de senin gibiyim, küsmedim Şu iğdiş edilmiş, çileli hayatıma Günbegün çektiğim eziyetin içinden Çeviririm alnımı ışığa. Latif ve narin ne vardıysa içimde, Hoyratça kırdı geçirdi dünya, Memnunum, barışığım yine de, Sabırla yeni yapraklar veririm Yüzlerce kez kırılmış dallarımdan Ve tüm acılara rağmen hala Aşığım ben bu divane dünyaya.

Şeyma Serçe

, bir kitap okudu
Puan vermedi·104 syf.·
2021 102. kitabı
Hermann Hesse
7.8/10 · 5,1bin okunma
Ne demek istediğimi anlıyor musunuz? Yorgunum, itiraf edeyim. Konuşurken ipin ucunu kaçırıyorum, dostlarımın övmekten hoşlandığı o zihin açıklığım kalmadı artık. Dostlarım diye de ilke olarak söylüyorum. Artık dostlarım yok. Dostlarım olmadığını nasıl mı biliyorum? Çok basit : Bunu iyi bir oyun oynamak, neredeyse onları cezalandırmak için kendimi öldürmeyi düşündüğüm gün keşfettim. Ama kimi cezalandırmak? Birkaçı şaşıracak, kimse kendini cezalandırılmış hissetmeyecekti. Anladım ki dostlarım yoktu. Eğer intihar edebilsem de sonra suratlarını görebilseydim, o zaman ürküttüğüm kurbağaya değerdi. Ama yeryüzü karanlıktır, aziz dostum, tahta kalın, kefen ışık geçirmez. İnsanlar gösterdiğiniz nedenlere, içtenliğinize ve acılarınızın ağırlığına ancak siz öldüğünüzde inanırlar. Hayatta olduğunuz sürece durumunuz kuşkuludur.