Yalnız kafanızla yazmak istiyorsunuz. Düşünmek için kalpsiz olmak gerekir, sanıyorsunuz. Hayır, düşünmeyi besleyen sevgidir. Düşen adama el uzatın, mahvolan bir adamın haline ağlayın, onunla alay etmeyin. Sevin onu! Onda kendinizi görün ve ona kendinizmiş gibi bakın.
Artık geleceği değil, hemen karşımda duran şimdiyi düşünmeliyim. Sadece bugün yapılması gerekenlere ve bunların altından sorunsuzca nasıl kalkabileceğime kafa yormalıyım. Çünkü ancak bu şekilde uzun yarınların üstesinden gelebilirim.
Ölümün ve yaşamın bir madalyonun iki yüzü olduğu farkındalığına ulaşmam hakkında böbürlenmiyorum ama ölmek de yaşamak da aynı şey değil mi? Her iki durumda aynı derecede acı verici.