Gizemli kitaplarla alış verişim yok; ben ilgimi çeken, bana keyif veren, basit kitapları seviyorum. Kitaplardan tek beklentim bana keyif vermeleri, düzeyli bir biçimde bana hoşça vakit geçirtmeleri… . MONTAİGNE
Platformlara yalanlarla ve öfkeyle dolup taşarken yöneticiler,
insanlar kendini özgürce ifade edebildiği sürece gerçeğin
eninde sonunda kazanacağını umdular. Fakat öyle olmadı.
Sosyal medya Algoritmaları insanları bizi basitçe bir etkileşim
nesnesi olarak görüyor. Algoritmalar insan duygularının nefret,
sevgi, öfke, neşe ve kafa karışıklığı gibi hislere yayılan geniş
yelpazesini tek bir kategoriye indirdi. Etkileşim.
Aksine itidalli davranıp gerçeklere sadık kaldıklarında, algoritma
onları görmezden geliyordu. Algoritmanın kullanıcılara dayattığı
böylesi bir pekiştirmeli eğitiminin ardından, pek çok youtuber
birkaç gibi kısa ay gibi bir sürede trole dönüştü.
Öfke, katılımı ve etkileşimi artırırken itidalin pek faydası olmuyordu.
Dolayısıyla Youtube algoritmaları milyonlarca izleyiciye çirkin komplo teorileri videoları önerirken, ılımlı içerikleri görmezden gelmeye başladı 2016’ya gelindiğinde kullanıcılar, Youtube ‘da her gün gerçekten de bir milyar saatlik video izler olmuştu.
Muhalif Sovyet filozof ve hiciv yazarı Aleksander Zinovyev’in tanımıyla
Homo soviceticus ,
İnisiyatif almaktan ve bağımsız düşünceden yoksun, en gülünç
emirlere bile sorgulamaksızın itaat eden ve eylemlerin sonuçlarına
kayıtsız kalan köle ruhlu ve çıkarcı insanlardı.