Gizemli kitaplarla alış verişim yok; ben ilgimi çeken, bana keyif veren, basit kitapları seviyorum. Kitaplardan tek beklentim bana keyif vermeleri, düzeyli bir biçimde bana hoşça vakit geçirtmeleri… . MONTAİGNE
Hikayelerden biri Stalin’in Büyük Temizlik’in en cafcaflı dönemi 1930’ların
sonunda Moskova’da cereyan etti.
Konferansta Stalin için saygı duruşunda bulunulması istendi.
Herkes ayağa kalkıp alkışlamaya başladı ancak
gözetlendiklerini bildikleri için kimse alkışlamayı bırakmadı,
nihayet on bir dakika sonra, bir kâğıt firmasının müdürü alkışlamayı bırakır.
Ardından hemen herkes alkışlamayı bırakır.
Aynı gece gizli polis müdürü tutuklar ve on yıllığına gulag’a gönderir.
“Sorgucusu ona şunu hatırlatır: Sakın alkışlamaları bırakan ilk kişi olma.
İnsanlar evlerinde, hatta tatillerinin tadını çıkarmaya çalışırken bile, sanki milyonların önünde sahneye çıkmış gibi tüm hareketlerine ve söylediklerine her söze dikkat etmek zorunda kalacaklar.
Bu durum insanların refahı kadar toplumun işleyişine de zarar veren inanılmaz derecede stresli bir yaşam tarzı yaratacaktır.
Çoğu toplumda insanlar itibar kaybetmektense para kaybetmeyi tercih eder. Rakamlara göre, utanç ve suçluluk duygusu ekonomik sıkıntıdan çok daha etkili bir intihar sebebidir.
“Hesaplamak” kurnazlık yapmak ve dolap çevirmek demekti.
Onurlu davranışların, dışsal ödüllerin peşinde koşmayı değil,
içsel bir erdemi yansıtması gerekiyordu.