Gizemli kitaplarla alış verişim yok; ben ilgimi çeken, bana keyif veren, basit kitapları seviyorum. Kitaplardan tek beklentim bana keyif vermeleri, düzeyli bir biçimde bana hoşça vakit geçirtmeleri… . MONTAİGNE
Neyin iyi neyin kötü olduğunu belirlemek için, eğitilenin hoşnutsuzluğunu ifade etme ya da en azından, hoşuna gitmeyen eğitimden kurtulma yetisine sahip olması gerekir.
Pedagojide tek bir kriter olduğunu kabul edelim "özgürlük".
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Köylüleri sanata yükseltmek yerine , sanatı köylülere indirmenin bir aciliyet taşıdığını düşünüyordu.
Beethoven’in bir şarkısı , niçin güneşin güzelliği , bir aşk ya da fedakarlık hareketinin güzelliği gibi herkesçe anlaşılamıyordu. ?
Lev Tolstoy’ a göre , nüfusun beşte birinin her gün “Yunanlıların, Romalıların , amfiteatrlarında kendilerini yetiştirmelerine benzer bir şekilde “kendilerini eğittiği söylenebilirdi.
Zorunlu eğitimi “ortadan kaldırılması” gereken ,” kendiliğinden eğitim” dediği şey buydu!
Elbette ki Yasnaya Polyana’da bir müzikli kahve açmak söz konusu olamazdı ama orada tıpkı buradaki gibi eğitimin neşeyle yapılması şarttı.
Lev Tolstoya göre Faransız insanı eğitimin saçma sapan olduğu okulda değil, gündelik hayatın içinde gazete ve romanları ( A. Duma daha çok ) okuyarak , müzelere , tiyatrolara ,kafelere, meyhanelere giderek kendini yetiştiriyordu.