Gizemli kitaplarla alış verişim yok; ben ilgimi çeken, bana keyif veren, basit kitapları seviyorum. Kitaplardan tek beklentim bana keyif vermeleri, düzeyli bir biçimde bana hoşça vakit geçirtmeleri… . MONTAİGNE
Schiller’e göre ,insan doğasında biri, duyuların, öteki ise aklın yönetiminde olan iki içgüdü vardı ve bunlar dengesiz durumdaysalar insanı mükemmellikten uzak tutmaktaydılar.
Uygun zamanda bir araya gelmiş bulunuyoruz .
Herkes üzerine düşeni yapsın; herkes görevini sadakatle yerine getirsin; böylece bireysel sıkıntılar toplumun mutluluğu içinde eriyip gidecektir.
Tıpkı genel bir felaketin özel sevinçleri yok etmesi gibi.
Aslında ünlü yazarların isminde masal kelimesi geçen tüm kitaplar hoşuma gidiyor bu kitabı alırken de hem Goethe'yi biraz tanımak hem de 100 sayfalık (kısa bile olsa) bir kitabını bitirecek olmanın keyfi içindeydim.
O zamanlar daha yumuşak ve yüzeysel felsefe kitapları okuyordum. Açıkçası, Schiller , Freud, Nietzche gibi yazarlar yerine en ağırı" Montaigne'in Denemeleri " olan kitapları tercih ediyordum.
Ön sözde "Daha üstün tinsel bir yaşama doğabilmek için önce ölmek gerektiği düşüncesini ve Hristiyan inancında çok önemli bir yer tutan fedakarlık kavramını Goethe bu masalda çarpıcı örneklerle sergilemeyi başarmıştır." gibi bir açıklama görünce sarsıldım .
Derin felsefe içerdiğini düşündüm bu kitabın arka kapağında bir de " Goethe'nin hayal gücü , eserdeki , farklı insanların ruh gücünü yansıtan kişilikleri oluşturdu ve insanın bütün tinsel yaşamı ve tinsel çabası bu figürelerin deneyimleri ve yaşamlarında özetlendi.
Cümlesi ile hadi bakalım, dedim ve başladım.
Anlaşılması oldukça zor bir çocuk masalı okudum ve okurken verdiği mesajları anlamak için çok uğraştım. Ancak maalesef hiç bir şey çıkaramadım.
Sanırım tekrar okursam biraz daha başarılı olabilirim .
Eğer felsefeye meraklı değilseniz bu kitabı okumadan önce Goethe'nin fikirleri üzerine araştırma yapmakta fayda var.
Kitaptan kısa bir bölüm
Kuşum öldü, dostum eli kapkara
Bu değerli taştan köpeğin bir benzeri var mı?
Onu bana Lambalı göndermedi mi?
İnsanların sevinçlerini tanımadım
Başıma hep üzücü olaylar geldi
Ah! Irmağın kıyısına neden tapınak yapılmadı?
Ah! Köprü niçin kurulamıyor ?
Güzel Ak Zambak 'ın çalgısının tatlı nağmeleri eşliğinde söylediği bu şarkı herkesi etkilemişti ama.....
Bu da kitabın yorumundan .
İlk kez 1616 yılında Strasbourg’da yayımlanan bu kitapta yer alan temek görüşe göre