CEM AKDAG

CEM AKDAG
Gizemli kitaplarla alış verişim yok; ben ilgimi çeken, bana keyif veren, basit kitapları seviyorum. Kitaplardan tek beklentim bana keyif vermeleri, düzeyli bir biçimde bana hoşça vakit geçirtmeleri… . MONTAİGNE
BASKETBOL ANTRENÖRÜ
İSTANBUL
SAMSUN
1953 okur puanı
Mayıs 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Yaşarken önemli olan zevki bulmak değil, sürdürmektir, insan ömründeyse süre yok.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Tutkular ve duyular ,getirebilecekleri rahatlıktan çok daha fazla gürültü patırtıya yol açarlar.
Düşünce ölümden güçlü. Onu büsbütün ortadan kaldıramıyor elbet, ama epeyce canını sıkabiliyor. ( Geciktiriyor )

CEM AKDAG

, bir kitap okudu
6/10
·210 syf.·
2018 19. kitabı
Panait Istrati
7.5/10 · 765 okunma
7/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2018 18. kitabı
Sevinçle dünya nimetlerinden elini eteğini çekmiş ,mutluluğu tanrıya adanmakta bulan aziz bir papaz tanımıştım. Bahçesinde meyve ağaçları , sebze ve şifalı otlar yetiştirirdi. Ama, çiçeklerin güzelliğinden bile korktuğu için ne gül yetiştirmek istedi ne de yasemin . Tanrının yarattığı gök yüzü altında , lahana evlekleri arasında dua kitabını okurken dikkatini dağıtmayan , kıvrımlı sapı gösterişsiz bir biçimde açan birkaç rezeda çiçeğinin yetişmesine izin verirdi sadece. Ne zaman yanından geçse çiçeğin saplarından birini koparırdı. Koparılan her sapın yerine dört sap bitiyordu. ÖyleBir zamanlar Bocage köyünde nefsini yenmiş , s ki ,şeytanın da yardımıyla , papazın rezedası geniş bir alanı kapladı , yola taştı ve gelip geçerken papazın cüppesine takılmaya başladı . Bu yabani bitkiden rahatsız olan papaz kutsal kitabı okumaya ve dua etmeye günde yirmi kere ara vermek zorunda kalıyordu. İlk bahar bitip de sonbahar geldiğinde papazın evini tamamen rezeda çiçeği kokusu kaplamıştı. İşte bu biziz, biz o kadar kırılganız ki ! Doğal bir eğilimin bizi günaha sürüklediğini söyleyebiliriz. Tanrı adamın gözlerini koruyabildi ama burun delikleri savunmasız kaldı, şeytan da onu burnundan yakaladı.
BalthasarAnatole France · Pencere Yayınları · 200210 okunma