KARANLIKTA DANS / KARL OVE
Yaklaşık 5.000.000 kişinin yaşadığı bir ülkede yine yaklaşık 500.000 kişinin okuduğu bir kitap yazmak çok da kolay değil diyerek beş altı kitaptan oluşan serinin birincisini denemeye karar verdim.
Kitap bitmeye yakın bir arkadaşımın," ben tüm seriyi aldım ancak içine girmedim ve vaz geçtim" uyarısından sonra şöyle bir düşündüm, ben nasıl 500 sayfalık kitabı okumayı başardım acaba diye ?
Öncelikle itiraf şeklinde yazılan kitapların uzun yıllardır hep ilgimi çektiğini biliyorum. Özellikle de kendini öven yazarların değil de kendi zaaflarını korkusuzca yazanlardan bahsediyorum.
Eğer tanınmış bir kişilik değilseniz kendinizi okutmak için aynı Karl Ove gibi nasıl yazacağınızı da bilmeniz gerek.
Aynı Bukowski’nin kitapları gibi… evet bu kitap akıyor, meraklandırıyor ve hızla ilerliyor.
Ancak gençlik dönemlerimizin aşağı yukarı aynı sürece denk gelmesi, üç aşağı beş yukarı benzer ortamlarda yaşamış olamam, İskandinav ülkeleri hakkında bilgi sahibi olamam bunun nedeni olabilir. O nedenle arkadaşım dediği gibi “bana ne Norveçli bir gencin hayatından” deme ihtimaliniz de olabilir.
Altını çizmeden okuduğum nadir kitaplardan bir tanesi.