Gizemli kitaplarla alış verişim yok; ben ilgimi çeken, bana keyif veren, basit kitapları seviyorum. Kitaplardan tek beklentim bana keyif vermeleri, düzeyli bir biçimde bana hoşça vakit geçirtmeleri… . MONTAİGNE
Peki lider kamu ödemelerini zimmetine geçirdiğinde ya da
korkunç bir politik hata yaptığında neler yaşanır?
Kimse lidere karşı duramaz; lider de kendi inisiyatifiyle hatasını kabul etmez.
Hatta baş gösteren tüm sorunları “dış güçlere” “içerideki hainlere” veya
“yozlaşmış astlara” mal edip sözde kötü niyetli gruplarla başa çıkmak
için daha fazla güç talep eder.
Lider zaman zaman yolsuzlukla mücadele kampanyaları başlatsa da
demokratik olmayan sistemlerde bu kampanyalar daha çok karşı tarafı
tasfiye etmek için kullanılan bir paravandır.
Totaliter ve otoriterin özdenetim mekanizmaları çok zayıftır.
Hatasız olduklarına inandıkları için denetim mekanizmalarına
ihtiyaç duymazlar, dahası onlara karşı gelebilecek bağımsız
kurumlardan korktukları için bağımsız mahkemeleri, medya kuruluşları yoktur.
Sovyetlerin aileyi kontrol etme çabası, Stalin döneminde anlatılan tatsız bir fıkraya yansımıştı.
Stalin tebdili kıyafet bir fabrikayı ziyaret ederken adama “Baban kim?” diye sorar.
İşçi, “Stalin” diye yanıtlar.
“Annen kim? “
“Sovyetler Birliği” diye yanıtlar adam.
“Peki sen ne olmak istiyorsun?”
“Yetim”
O zamanlar bu fıkrayı evinizde ailenize, en yakın arkadaşınıza anlatmanız, özgürlüğünüzü ya da hayatınızı kaybetmeniz anlamına geliyordu.