CEM AKDAG

CEM AKDAG
Gizemli kitaplarla alış verişim yok; ben ilgimi çeken, bana keyif veren, basit kitapları seviyorum. Kitaplardan tek beklentim bana keyif vermeleri, düzeyli bir biçimde bana hoşça vakit geçirtmeleri… . MONTAİGNE
BASKETBOL ANTRENÖRÜ
İSTANBUL
SAMSUN
1954 okur puanı
Mayıs 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap

CEM AKDAG

, bir kitap okudu
Puan vermedi·456 syf.··
24 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2026 13:56
·
2026 8. kitabı
Karl Ove Knausgaard
7.3/10 · 603 okunma
Reklam
Kel biri kendisine hakaret edince Diogenes şöyle cevap verdi: "Sana hakaret etmeyeceğim ,sadece böyle bir kafayı terk ettikleri için saçlarını tebrik ederim Kinik felsefeyi biraz daha açmak gerekirse kitap içinden bir alıntı yapmakta yarar var. Diogenes bir esir tüccarı tarafından satışa çıkarılıyor ve bir müşteri onunla ilgilence aralarında bir sohbet geçiyor. Kimi örnek alıyorsun? Heraklesi .. O halde niye bir aslan postu giymiyorsun? Bu kısa harmani benim aslan postumdur, ben de onu gibi savaşçıyım ama hazlara karşı savaşıyorum, zorunlu değil gönüllüyüm, yaşamı arındırmayı amaçlıyorum. İyi bir amaç ama ne yaparsın sen? Ben insanları özgürleştiren kişiyim ve hastalıklarını iyileştirecek hekimim , kısacası hakikatin ve konuşma özgürlüğünün aracısı olmak istiyorum. Çok güzel aracı ! Ancak seni alırsam , beni nasıl terbiye edeceksin ? Önce seni denetim altına alıp gösterişten kurtararak yoksulluğa zorlayarak , sana kısa bir harmani giydireceğim Ardından seni acılara ve güçlüklere katlanmaya , yerde uyumaya ,su dışında bir şey içememeye ve karnını bulduğu yiyecekle doyurmaya zorlayacağım. Parana gelince , tavsiyeme uyarsan sahip olduğun parayı denize atacaksın. Evlenmeyi çocuk sahibi olmayı ve yurdunu düşünmeyeceksin, bunların hepsi sana saçma gelecek , baba evini terk edeceksin ve bir fıçıyı kendine ev yapacaksın. Heyben acı bakla ve iki tarafı yazılı papirus ruloları ile dolu olacak. Böyle yaşarken en mutlu kraldan bile daha mutlu olacağını göreceksin.
HERDOT 5 / DOKTORLAR YOKKEN Şimdi bir adet daha, ki akla uygunluk bakımından ikinci sırayı veriyorum . Hastalananları kentin meydanına getirip koyarlar , çünkü hekim yoktur. Gelip geçen hastaya hastalığı üzerine öğütler verir , kimisinin kendi başından böyle bir hastalık geçmiştir , kimisi bir başkasında görmüştür ; hastanın yanına gelirler , çareler gösterirler ,kendilerinin o hastalıktan öyle kurtulduğunu gördüklerini söylerler . Hastaya bir şey söylemeden geçmek yasaktır, yoluna gitmeden önce derdinin ne olduğunu öğrenmek ister.
HEREDOT 3 / ( EŞEKLİ GEMİ ) BABİLE FIRAT YOLUYLA ŞARAP TİCARETİ Babil’e gitmek için ırmağı inen kayıkları yuvarlaktır ve deriden yapılmışlardır. Asurya’nın üst yanına düşen Ermenistan’dan söğüt ağaçları kesip gemiler için kaburga çatalı yaparlar, bunun üstünü dıştan deri ile kaplarlar ,bir tekne çıkar ortaya eni boyu bir, başı kıçı belirsiz , bu gemiyi dediğim gibi yuvarlak yaparlar ,tıpkı yuvarlak bir kalkan gibi ; içine saman yayarlar ,üstüne eşyayı doldurup suyun akıntısına bırakırlar , belli başlı yükleri palmiye ağacından yapılma fıçılardır, bunların içine şarap doldurulmuştur. Geminin düz gitmesi iki tane ıskarmozsuz kürekle sağlanır ,bunları ayakta duran iki kişi kullanır ,birisi küreği bu yana çekerken öbürü tersine iter suyu. Bu gemiler kimi zaman pek büyük olurlar , öbürleri daha küçüktür. Her gemide canlı bir eşek bulundururlar.; büyüklerinde daha çok vardır . Böylece su üzerinde giderek Babil’e varırlar , taşıdıkları öteberi malı satarlar , sonra bağıra çağıra geminin tahtalarını ve samanını da satarlar , sonra derileri eşeklerin sırtına vururlar ,Ermenistan’a geri dönerler ; zira ırmağı ters yönde çıkmak düşünülemez , akıntı buna izin vermez ,zaten gemileri tahtadan değil de deriden yapmalarının nedeni budur. Ermenistan’a vardıkları zaman aynı şeklide başka gemiler yaparlar.
1941’in sonuna kadar 3-4 milyon Sovyet askeri esir alındı. Alınan yenilgilerden sonra Moskova’daki siyasi güç merkezi hakimiyeti gevşetti. Profesyonel subaylara aha fazla sorumluluk verildi. 1945’te zafer garantilendikten sonra Stalin, özgürlükçe subay ve yetkilerini tasfiye edip gözü kapalı itaati teşvik ederek yeni bir baskı dalgası başlattı.
Reklam