Serdar ZAMAN

Serdar ZAMAN
Edebiyat,Felsefe,Psikoloji,Şiir,Siyaset ve Yazar,ilk yazdığım roman Şehir… “Gerçek tıpkı ışık gibi,insanın gözünü kör eder.”
Çığlık
Sonra arkasında bir yerde çığlık, karanlıkta yükselerek onu olduğu yere mıhladı. Deliliğin sınırlarında dolaşan, ümitsiz, perişan bir haykırıştı. “ Larry! Ah, Larry, Tanrı aşkına…”
Sayfa 348 - Altın Kitapları Yayınevi·Kitabı okuyor
Reklam
Perdenin Ardındaki Karanlık Dünya
Rüyaları daima çok canlı olagelmiş, hatta bazen bu yüzden korktuğu olmuştu. Nadiren kabus görürdü, ama son zamanlarda iyice uğursuz bir havaya bürünmüşlerdi. İçlerindeki hiçbir şey aslında göründüğü gibi değilmiş ve bildiği dünya, bebeklerin kapalı perdeler ardında kurban edildiği ve muazzam siyah makinelerin kilitli bodrumlarda kükrediği bir yere dönüşmüş gibiydi.
Sayfa 231 - Altın Kitaplar Yayınevi·Kitabı okuyor
Ölümün Gelinliği
Gönülsüzce yaklaşıp, geceliği çıkardı. Kadın çıplak kalınca tedirginliğiyle isteksizliğin yerini derin bir acıma duygusu aldı. O kadar yoğundu ki kadının bedenini temizleyip, Pontchartrain Gölü’ ne giderken üzerinde olan elbiseyi giydirirken gözyaşlarına boğuldu. Elbiseyi giydirdikten sonra kadını kucağına alarak cenaze evine taşıdı. Danteller içindeki gelinini sonsuz eşikten geçiren çiçeği burnunda burnunda damat gibiydi.
Sayfa 241 - Altın Kitaplar Yayınevi·Kitabı okuyor
Değişimin İçinde Kaybolan Her Şey
Varolan be doğan her şeyin nasıl hızla geçtiğini, yok olup gittiğini düşün sık sık. Çünkü madde durmadan akan bir ırmağa benzer, etkinlikleri sürekli dönüşümlere uğrar, değişkeleri sonsuzdur, hemen hemen hiçbir şey durak değildir, elini uzatsan tutabileceğin kadar sana yakın olan şey bile. Geçmişin ve geleceğin, içinde her şeyin yok olup gittiğini sınırsız uçurumunu düşün. Öyleyse, bütün bunların ortasında gurura kapılmak, çırpınmak, yakınmak aptallık değil midir, sıkıntılarımız uzun bir zaman sürmeye yazgılıymış gibi. Marcus AURELİUS DÜŞÜBCELER Yapı Kredi Yayınları S: 78
Sessiz Şehrin Çığlığı
Gece, olağandışı bir sessizliğe bürümüş olan şehrin üzerine çökerken bu uluyan, hafif ses uğursuzca çınlıyordu. Manhattan’ ın ıssız caddelerinde karamsarlığın ve felaketin sesi yankılanıyordu. Bütün ışıkları yanan süitteki çift kişilik kocaman yatakta, gözüne bir damla bile uyku girmeden yatmakta olan Larry nedense canavar - tellalının sık gördüğü kabuslardaki yaratıklar gibi onun peşinde olduğuna dair mantıksız bir hisse kapılmıştı. Uzun bir süre boyunca ses yaklaşıyormuş gibi gelmişti — Canavarlar geliyor! Canavarlar geliyor! Varoşlardalat! — ve Larry üç kere kilitlediği kapının aniden açılacağından ve eşikte canavar - tellalını göreceğinden neredeyse emindi… ama canavar telaşı bir insan değil, patlak gözlü, köpek kafa, sivri dişli, dev gibi yaratık olacaktı.
Sayfa 262 - Altın Kitaplar Yayınevi·Kitabı okuyor
Reklam