Sheldon

Sheldon
@S_Cooper
Gerçeğe ulaşma arzusu ve hakikate saygı, ilerlemenin ilk adımıdır. Yapmamız gereken daha az şaşırmak ve daha çok düşünmektir.
Aha aynı benim cümlelerim :)
Biz, dünyanın nasıl işlediği konusunda atalarımızdan çok daha fazla şey biliyoruz. Ayrıca fizikten, kimyadan, biyolojiden ve diğer uzmanlık isteyen bilimlerden türetilen bilgiye de güvenebiliriz. Geçmişin büyük başarılarına dayanarak, daha iyi bir görüş elde etmemiz mümkündür.
Sayfa 128·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hepimizin zihinlerinde yer alan Arka plan:
Benim 'Arkaplan' diye geldiğim şey, genel olarak bu yetenekler, yetiler, eğilimler, alışkanlıklar, huylar, sorgusuz sualsiz kabul edilen varsayımlar dizisi ve 'nasılın bilgisi'dir. (...) Arkaplan'ın bir kısmı bütün kültürlerde ortaktır. Örneğin hepimiz dik yürürüz ve yiyecekleri ağzımıza koyarak yeriz. Bu tür evrensel görüngülere 'derin Arkaplan' diyorum. Ancak birçok ön kabul kültürden kültüre değişiklilik gösterir. Örneğin bizim kültürümüzde domuzları ve sığırları yer, fakat solucanları ve çekirgeleri yemeyiz; günün belli vakitlerinde yer, diğerlerinde yemeyiz. Kültürler bu tür konularda değişiklikler arz ederler ve ben Arkaplan'ın bu tür özelliklerine 'yerel kültürel uygulamalar' diyorum. Elbette derin Arkaplan'la yerel kültürel uygulamalar arasında keskin bir ayrun çizgisi yoktur. (...) Arkaplan, önemli bir anlamda, niyetlilik-öncesidir. Kitap alma ve öğle yemeği yeme niyetimin ne yapacağımı belirleyebilmesi için yani niyetimin yerine getirilme şartlarını belirleyebilmesi için, söz konusu bu niyetimin bir parçasını oluşturmayan ve ayrıca diğer belirli niyetli durumlarımın da bir parçasını oluşturmayan bir sürü yeteneğe sahip olmam gerekir. Niyetliliği bu şekilde yani tam da üzerinde öyle uzun uzadıya düşünülmüş olmayan yeteneklerden oluşan bir Arkaplanı ile temas halinde işleyen belirli düşünce süreçleri olarak düşünmek bir dizi inceleme alanı açar (...)
Sayfa 124·Kitabı okudu
İnançlar, algılamalar, hatıralar zihinden dünyaya uyma yönü taşırlar; çünkü amaçları şeylerin oldukları durumu temsil etmektir. Arzular ve niyetler ise, dünyadan zihne uyma yönü taşırlar; çünkü amaçları şeylerin oldukları durumu değil, olmalarını istediğimiz ya da öyle olmalarını sağlamak üzere planladığımız durumları temsil etmektir.
Sayfa 118·Kitabı okudu
O halde inancı arzu ve niyetlilikten ayırmak gerekiyor.
İnançların ya da hipotezlerin, dünyanın gerçekten de bu inançların sundukları şekilde olup olmamasına bağlı olarak doğru ya da yanlış oldukları söylenir. Bu sebepten dolayı, inançların, zihinden dünyaya uyma yönünü taşıdığını söylüyorum. Bağımsız bir biçimde mevcut olan bir dünyayla uyum sağlamak, inancın, deyim yerindeyse, sorumluluğudur. Öte yandan, arzular ve niyetler zihinden dünyaya uyma yönünü taşımazlar; çünkü bir arzu ya da niyet karşılanmazsa, bunun sorumlusu arzu ya da niyet değil, arzu ya da niyetin içeriğini karşılamakta başarısız kalan dünyadır.
Sayfa 116·Kitabı okudu