Benim 'Arkaplan' diye geldiğim şey, genel olarak bu yetenekler, yetiler, eğilimler, alışkanlıklar, huylar, sorgusuz sualsiz kabul edilen varsayımlar dizisi ve 'nasılın bilgisi'dir. (...)
Arkaplan'ın bir kısmı bütün kültürlerde ortaktır. Örneğin hepimiz dik yürürüz ve yiyecekleri ağzımıza koyarak yeriz. Bu tür evrensel görüngülere 'derin Arkaplan' diyorum. Ancak birçok ön kabul kültürden kültüre değişiklilik gösterir. Örneğin bizim kültürümüzde domuzları ve sığırları yer, fakat solucanları ve çekirgeleri yemeyiz; günün belli vakitlerinde yer, diğerlerinde yemeyiz. Kültürler bu tür konularda değişiklikler arz ederler ve ben Arkaplan'ın bu tür özelliklerine 'yerel kültürel uygulamalar' diyorum. Elbette derin Arkaplan'la yerel kültürel uygulamalar arasında keskin bir ayrun çizgisi yoktur.
(...) Arkaplan, önemli bir anlamda, niyetlilik-öncesidir. Kitap alma ve öğle yemeği yeme niyetimin ne yapacağımı belirleyebilmesi için yani niyetimin yerine getirilme şartlarını belirleyebilmesi için, söz konusu bu niyetimin bir parçasını oluşturmayan ve ayrıca diğer belirli niyetli durumlarımın da bir parçasını oluşturmayan bir sürü yeteneğe sahip olmam gerekir. Niyetliliği bu şekilde yani tam da üzerinde öyle uzun uzadıya düşünülmüş olmayan yeteneklerden oluşan bir Arkaplanı ile temas halinde işleyen belirli düşünce süreçleri olarak düşünmek bir dizi inceleme alanı açar (...)